Barış ve Demokrasi Partisi

Kadın Meclisi

BDP Kadın Meclisi, 2 Mayıs 2008 tarihinde Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) genel tüzük ve programına bağlı olarak kuruldu. Kadın Meclisimiz, parti içinde özerk bir yapıya sahiptir.

BDP Kadın Meclisi;

  • Genel Merkez Kadın Meclisi
  • İl Kadın Meclisi
  • İlçe Kadın Meclisi
  • Mahalle ve Köy Kadın meclislerinden oluşur.

Meclis bünyesinde eğitim, dış ilişkiler, basın, disiplin, mali birimler ve örgütlenme birimleri ile faaliyetlerini yürütür.

Kadın meclisimiz, tüm politikalarını Demokratik Özgür Kadın Hareketi’nin (DÖKH) amaç ve ilkelerine paralel olarak yürütür. DÖKH, Türkiye’de çalışma yürüten sivil toplum örgütleri, kadın örgütleri, gençlik örgütleri, siyasi parti ve yerel yönetimler gibi birçok alanda çalışma yürüten yüzlerce Kürt kadın aktivistlerinin öncülüğünde oluşan bir harekettir. Irkçılığa, milliyetçiliğe, militarizme, cinsiyetçiliğe, doğanın tahrip edilmesine, emeğin sömürülmesine karşı bir tutum belirler. Kürt kadınlarının birikimlerini dünya kadın hareketlerinin deneyim ve tecrübeleriyle birleştirir. Ortak politikalara sahip olan BDP Kadın Meclisi, DÖKH’ün bir bileşenidir. 

BARIŞ VE DEMOKRASİ İÇİN NÖBETTEYİZ!

• Bütün sömürü, tahakküm ve egemenlik ilişkilerinin kökeninde “kadın” cinsinin egemenlik altına alınmasını görmekteyiz.

• Kadına yönelik her türlü ayrımcılık erkek egemen sisteminin bir sorunudur ve bizler politik/stratejik olarak bütünüyle bunun karşısında yer alıyoruz.

• Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırmak, kamusal ve özel alanı eril karakterden arındırmak ve toplumu bu hedefler doğrultusunda yeniden düzenlemek temel amaçlarımızdan biri.

• Kadınların her alanda ve her düzeyde örgütlenmeleri için çalışıyor, sivil kadın örgütleriyle birlikte ortak çalışmalar yürütüyoruz.

• Kadınların demokratik araçlarla yönetim ve karar organlarına katılabilmelerinin olanaklarını yaratmak için çalışıyoruz.

• Türkiye’de statükocu, militarist rejimin değişimi için başta Kürt sorunu olmak üzere tüm sorunlar çözülmelidir. Etnik, kültürel, anadil, mezhepsel vb. farklılıkların tanınıp, haklarının anayasal güvence altına alınması için mücadele ediyoruz.

• Kadının toplumsal barışın geliştirilmesindeki öncülük rolünün bilinciyle hareket ederek; toplumsal barışın inşası için militarist politikalara karşı mücadele yürütüyoruz. 

HEDEFİMİZ HER ALANDA FİİLİ, TAM EŞİTLİK!

• Kadınların karar alma ve uygulama süreçlerinde temsilini engelleyen koşullar ortadan kalkıncaya kadar parti içinde bütün yerel ve merkezi yönetim ve uygulama kademelerinde pozitif ayrımcılık ilkesine dayanarak “% 40 cinsiyet kotasını” uyguluyoruz.

• Kadın erkek eşitliğini en üst düzeyde sağlamak üzere “Eşbaşkanlık Sistemi”ni hayata geçirdik. Bu uygulama Türkiye siyasal temsil geleneğinde bir ilktir. Partinin bütün yönetim organlarında eşbaşkanlık sitemini uyguluyoruz.

• Türkiye siyasal partilerinin kadın birimleri parti genel bütçesinden ayrı bir pay alamamaktadır. BDP’de kadınlara ait ayrı bir bütçemiz olmakla birlikte Parti gelirlerinin %15’i bize ait.

• Partimizin bütün yönetim kademelerinde uygulanan seçimlerde kadın adayları, kadınlar belirler.

• Kadınların olmadığı bütün kurul ve toplantılarda alınan kararlar kadınları bağlamaz.

• Hiyerarşinin olmadığı yatay örgütlenme modelini partinin tüm kademelerinde, meclis yapılanması tarzında hayata geçiriyoruz.

• Parlamentoda “Kadın–Erkek Eşitliği Komisyonu” kurarak kadın örgütlerinin temsilcileriyle ortak çalışmalar yürütmeyi hedefliyoruz.

• Devletin tüm idari yapılarında cinsiyet eşitliği/ eşitsizliği ile ilgili uygulamaların denetim ve yaptırımına olanak sağlayan bir “Kadın Bakanlığı”nın kurulması için mücadele ediyoruz.

• Kadına yönelik her türlü ayrımcılığın kaldırılması için yasal düzenlemeler yapılarak başta “CEDAW” olmak üzere tüm uluslararası sözleşmelerin gerekliliklerinin yerine getirilmesi için mücadele ediyoruz. 

ÖZGÜRLÜK KOKAN KENTLER İSTİYORUZ!

• Yerel yönetimlerde, halka dayalı, şeffaf, cinsiyet özgürlükçü, demokratik ve katılımcı bir belediyeciliği savunuyoruz. Bütün BDP’li belediyelerimizde bu anlayışla çalışıyoruz.

• Kadın dostu kentler kurmak ve kentleri kadınların yaşayabileceği mekanlar haline getirmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz.

• Kadına yönelik her türlü şiddete karşı mücadele ediyoruz. Bununla ilgili uluslararası standartlara göre, yerel yönetimlerin sığınma evleri açma konusunda bütçe, yetki ve donanımlarının arttırılması için mücadele ediyoruz. Olanaklarımız ölçüsünde sığınmaevleri ve kadın danışma merkezleri açıyoruz. 

KADINLARIN EVE KAPATILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ!

• Yoksul ve işsiz kadınların üretime aktif katılımlarını arttırmak amaçlı meslek edinmelerini sağlayacak politikaların geliştirilmesini hedefliyoruz.

• Çalışma hayatında, işe giriş ve eşit işe eşit ücret uygulamalarında kadınlara yönelik eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasını hedefliyor ve bunun için mücadele ediyoruz.

• Çalışan kadınların doğum öncesi ve sonrası toplam 1 yıl ücretli izinli olmaları ve işe dönüşlerinde yaşanabilecek uyumsuzlukları ortadan kaldıracak tedbirlerin alınmasını hedefliyoruz.

• Çocuk bakımı ve diğer bakım sorumluluklarının sosyal hizmet politikaları çerçevesinde toplumsal olarak paylaştırılması için mücadele ediyoruz.

• Kadınların ekonomik yaşamdaki yoksulluk, istihdam ve girişimcilik düzeylerinin düşüklüğü dikkate alınarak özellikle yoksul ve işsiz kadınların üretime aktif katılımlarını arttırmak amaçlı meslek edinmelerini sağlayacak politikaların geliştirilmesi için mücadele ediyoruz.

• Ev kadınlarının görünmeyen emeğini görünür kılmayı hedefliyoruz. 

KADIN, YAŞAM, ÖZGÜRLÜK!

• Geleneksel “aile” yapısının cinsiyetçi rollerin devam ettirildiği ve yeniden üretildiği bir alan olarak görüyoruz. Ailenin demokratik yaşam perspektifiyle yeniden dönüşümünü bir sorun olarak ele alıyoruz ve buna yönelik mücadele veriyoruz.

• Kadınların kendi yaşamları ve bedenleri üzerinde söz hakkı tanımayan, küçük yaşta evlendirme, başlık parası, çok eşli evlilik, berdel gibi uygulamalara karşı her düzeyde mücadele yürütüyoruz.

• Başörtülü kadınların eğitim, sosyal ve siyasal hayata katılımlarının önündeki ideolojik ve politik engelleri kaldırmayı hedefliyoruz.

• Eğitim alanında, kadınlara fırsat eşitliğinin sağlanması cinsiyet ayrımcılığını içeren ve derinleştiren eğitim müfredatının değiştirilmesini hedefliyoruz.

• Ekolojik dengenin korunması mücadelesini cinsiyet eşitliği mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor ve bunun için kapsamlı bir mücadele veriyoruz.

• Farklı cinsel yönelimi olan bireyleri (LGBTT) kamusal alandan dışlayan, şiddet, linç ve öldürme ile sonuçlanabilen nefret suçlarına karşı mücadele ediyor ve bu bireylerin yanında yer alıyoruz.

• Engelli kadınların her alanda güçlenmesini sağlamak, haklarını geliştirmek ve sorunlarını çözmek için mücadele yürütüyoruz.

• Kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel taciz ve tecavüz, gözaltında taciz ve tecavüz suçlarını kapsayan yasaların yeniden düzenlenmesi için mücadele ediyoruz.

• Toplumumuzda önemli bir sorun olan ve gizli tutulan ensest ve cinsel istismara karşı mücadele ediyoruz

• İnsanlık tarihinden beri erkek egemen sistemlerin kadınlar üzerinde uyguladığı bir diğer şiddet biçimi olan seks işçiliğini tamamen ortadan kaldırmak için mücadele ediyoruz.

• Türkiye’ye gelen mülteci ve göçmen kadınların sağlık, eğitim, barınma, hukuk, alanındaki ihtiyaçlarını tespit ediyor ve buna ilişkin yaşanabilecek her türlü olumsuzluğa karşı tedbir alarak gerekli idari mekanizmaları harekete geçiriyoruz. 

SON SÖZÜMÜZ

Türkiye’de kadınların siyasal temsil geleneği oldukça eskilere dayanır. Nitekim BDP Kadın Meclisimizin önemli bir geleneği var. Sırasıyla kurulan ve birçoğu devlet tarafından çeşitli

gerekçelerle kapatılan HEP (Halkın Emek Partisi), DEP (Demokrasi Partisi), HADEP (Halkın Demokrasi Partisi), DEHAP (Demokratik Halk Partisi) ve DTP (Demokratik Toplum Partisi) kadınların demokratik süreçlere katılımı ile ilgili önemli bir deneyimdi. Bu geleneğe bağlı kadınlar olarak ataerkil siyaset geleneğini, cinsiyetçi kalıpları her aşamada bir sorun olarak gördük ve önemli ölçüde değiştirmeyi başarabildik.

Son üç yılda KCK (Koma Civakên Kurdistan) operasyonları adı altında toplumun bütün muhalif seslerini tutuklayarak sindirmeye çalışan Türkiye Devleti’nin hedeflerinden biri de Kadın Meclisimiz olmuştur. Baskıcı, totaliter, ataerkil devlet, kadın meclisimizin eşitlik, özgürlük, demokrasi gibi taleplerini bu davada suç unsuru olarak kullanmıştır. Şu anda aralarında kadın meclisi sözcümüz, 2 milletvekili, 5 belediye başkanı, 29 belediye meclis üyesinin olduğu 500 kadın arkadaşımız cezaevinde.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: