Barış ve Demokrasi Partisi

En Kitlesel, En Yaygın, En Örgütlü, En Sürekli

Posted on: 06/03/2013

  • In: Basında BDP
  • En Kitlesel, En Yaygın, En Örgütlü, En Sürekli için yorumlar kapalı

genel-tr

Eş Genel Başkan Yardımcımız Filiz Koçali’nin Özgür Gündem’de yayımlanan yazısını paylaşıyoruz:

Bu yıl dünyada 8 Mart’ı en kitlesel ve en yaygın kutlayan kadın grubu hangisi?

Bu sorunun yanıtı yıllardır değişmiyor. 8 Mart’ta bütün dünya kadınlarının ayakta olduğu bir günde, Demokratik Özgür Kadın Hareketi dünyanın en kalabalık, en örgütlü ve en yaygın kadın grubu olarak tanımlanmayı hak ediyor.

Yaklaşık on beş yıldır olduğu gibi, bu yıl da, Bölge’nin ve metropollerin kent merkezlerinde, ilçelerde, beldelerde, mahallelerde ve hatta evlerde yüzlerce noktada, mitingler, paneller, söyleşiler, şölenler, toplantılarla yüzbinlerce Kürt kadını mobilize oldu. O yüzden Demokratik Özgür Kadın Hareketi, en yaygın, en örgütlü ve en kitlesel olarak tanımlanmayı hak ediyor.

DÖKH, sadece 8 Mart’ta değil, kadınların canının yandığı herhangi bir olayı protesto etmek için ya da herhangi bir olayı kutlamak için bir gece içinde haberleşip sokağa çıkacak kadar da örgütlü.

Üstelik daha yirmi beş – otuz yıl önce gelinlere kayınpederle aynı sofrada oturmayı, kadınlara erkeklerin yanında konuşmayı yasaklayan geleneksel bir yapının ezdiği kadınlardan söz ediyoruz. Bir nevi mucize.

Tabii mucize değil. Değişim, dönüşüm için kısacık sayılabilecek zaman diliminde muhteşem bir değişim, muhteşem bir özgürleşme mücadelesi.

Bu değişim ve dönüşüm, bir halk mücadelesinin felsefesi ve dinamiğiyle kadın kurtuluş ideolojisinin ve dinamiğinin örtüşmesi, birbirini beslemesi ve geliştirmesiyle ilgili.

Sakine, Fidan ve Leyla arkadaşlarımızın şahsında Kürt kadın hareketinin ve özgürleşme mücadelesinin ipuçlarını bulabilirsiniz. Yirmili, otuzlu, ellili yaşlardaki bu üç kadın, Kürt kadın hareketinin sürekliliğinin sembolü aynı zamanda.

Dünya kadın hareketlerinde, kadınlık durumu esas alındığından birbirine benzemez kadınlar pek bir arada olmazlar. “Bütün kadınlar” denerek geniş bir beraberlik hedeflense de; kadınları esas olarak, bekarlık, çok çocukluluk, şiddet görmek gibi kadınlık durumundaki benzerlikler, sınıfsal konumlar, eğitim durumundaki yakınlıklar yan yana getirir. İdeolojik yapılarda bile genellikle böyle bir durum söz konusudur.

Kürt kadın hareketinde ise her yaştan, her durumdan, her inançtan kadın yan yanadır. Aynı kadın meclisinde, aynı parti yönetiminde, aynı belediye meclisinde, aynı kurumda başı açık, başı kapalı, genç, yaşlı, çok çocuklu, bekar, üniversite mezunu, okur yazar olmayan, milletvekili, işçi aynı birlikte yan yana çalışır, mücadele eder. Birbirini eleştirir, hesap sorar, hesap verir, birbirine destek olur.

Yıllardır Kürt halkıyla iç içeyim, az buçuk analiz de edebiliyorum ama hala şaşırmaya devam ediyorum. Hafta sonu 8 Mart vesilesiyle panellerle, ev toplantılarıyla geçti. Sohbet ettiğim kadınlardan kadınların değişimini bir cümleyle özetlemelerini istedim. Eruhlu Rabia, “Biz gelin kaynana yoldaş olduk”; Vanlı Ruken “Ben 13 yaşında evlendim, kızlarımı asla küçük yaşta evlendirmem”; Ardahanlı Emine “Annem ninemin evine bile babamdan izinsiz gidemezdi, ben Diyarbakır’a bir toplantıya gidiyorum, en az beş gün evde yokum”; Nusaybinli Zozan, “Evlenmeme hakkım var, okulum bitince Bölge’de çalışacağım” diyerek gerçekten de bir cümleyle özetleyiverdiler.

Yok sayılan bir halk, yok sayılan bir cins, Sakine’ler, Leyla’lar, Fidan’lar, Rabia’lar, Rûken’ler, Zozan’lar, muhteşem bir değişim ve dönüşüm için, özgürlük mücadeleniz için selam olsun size…

%d blogcu bunu beğendi: