Barış ve Demokrasi Partisi

Çözüm Yolunu Güçlü Örgütlenme ve Kararlı Mücadele Açacaktır

Posted on: 11/12/2012

AmblemBasına ve Kamuoyuna

Çözümün önünü açacak olan tek şey, güçlü bir örgütlenme ve kararlı bir mücadeledir

9 Aralık’ta Diyarbakır’da Siyasal durum, örgütlenme ve planlama gündemleriyle toplanan BDP MYK siyasal süreçle ilgili şu saptamalarda bulundu:

Cezaevlerinde anadilde eğitim ve savunma hakkı ile Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması talepleriyle sürdürülen açlık grevleri, toplumda müzakere ve çözüm talebini güçlü bir şekilde ortaya çıkardı. Bu istek sadece Türkiye kamuoyunun değil, dünyadaki aydınların, sanatçıların, siyasi partilerin de desteğini aldı.

Sayın Öcalan’ın özgürlüğü, müzakere ve çözüm talebinin bu kadar güçlü bir biçimde açığa çıkması, çözüme dair bir planı olmayan, dahası Kürt siyasetini baskı ve zor yöntemiyle tasfiye etmeye çalışan AKP Hükümeti’ni içerde ve dışarıda zor duruma düşürdü, Bu nedenle yargıyı, kolluk güçlerini ve parlamentoyu kendi denetimi altında tutan AKP, bu güce dayanarak BDP’li vekillerin dokunulmazlığını gündeme getirerek müzakere ve çözüm tartışmalarını geriletmeye çalışıyor.

Nitekim, yoğunlaşan askeri operasyonlar, PKK’li cenazelerine gaz bombalarıyla, tazyikli sularla saldırması ve Mardin, Batman, Siirt illerinde (bugün de Dersim’de) belediye başkanlarını ve BDP’li siyasetçileri göz altına alarak siyasi soykırım operasyonlarına hukuksuzca devam ettirmesi de sorunu çözmeye niyetinin olmadığının bir göstergesidir.

Kamuoyuna “İmralı’yla görüşülüyor” fısıltısının yayılması da müzakere ve çözüm isteklerinin maniple edilmesi çabasından başka bir şey değildir. İmralı’da ağır bir tecrit sürmektedir ve bugün bilebildiğimiz tek gerçek durum da budur.

AKP’nin baskı, zor, tecrit, soykırım, tehdit ve savaş politikalarını ağırlaştırarak sürdürmesinin esas nedeni; Kürtlerin Ortadoğu’nun yeniden şekillenişinde tezleri, örgütlülüğü ve birliğiyle önemli bir aktör olduğunu kanıtlaması ve bu süreçten kazanımla çıkacağının muhtemel olmasıdır.

AKP Kürtlerin kazanımını istemiyor. Herhangi bir parçadaki Kürtlerin kazanımlarının diğer parçalarda yaşayan Kürtlerin kazanımlarını da etkileyeceğini bildiğinden, hem Türkiye’de, hem Suriye’de savaş politikalarını derinleştiriyor. Dört parçada güçlü bir tabanı olan, sadece Kürtler için değil bütün Ortadoğu halkları için eşitlik ve özgürlük temelinde bir arada yaşama modeli öneren, hakların demokratik birliği ve Kürtlerin ulusal birliğini hedefleyen bir siyaseti kendisi için tehlikeli görüyor. AKP’nin Kürtlerin kazanımlarını engellemeye çalışması, sadece resmi ideolojinin Kürt politikasının mirasını devralarak sürdürmesinden değil, aynı zamanda Ortadoğu’da mezhep ayrımcılığı yaparak bir mezhebe dayalı güç yaratmak, Ortadoğu halklarını yönetmeye çalışmak ve Ortadoğu kaynaklarından pay kapmak içindir. Kürt siyasi hareketi ile AKP’nin Ortadoğu politikaları birbirine taban tabana zıttır.

Şimdi Suriye’de yeni bir döneme doğru yol alınıyor. Yeni bir Suriye’nin şekillenmesinde istediği rolü oynayamayacağı kesinleşen AKP, yeni sürece kendi gündemiyle dahil olmaya çalışacaktır. Onun Suriye’deki esas gündemi de Rojava’dır. AKP, bunun için çeteleri kışkırtmak, Kürtleri statüsüz bırakmaya çalışmak, hatta askeri müdahalede bulunmak gibi her yolu denemeye çalışacaktır. Geçtiğimiz günlerde Rojova’ya dönük geliştirilen çete faaliyetleri AKP’nin gündeminden düşmemiştir. Sınır bölgesindeki il, ilçe, belde örgütlerimizin gerekli duyarlılığı göstermesi gerekmektedir.

Dört parçadaki Kürtlerin kaderi hiç bu kadar birbirine bağlı olmamıştı. Bu nedenle bütün baskı politikalarına, bütün faşizan uygulamalara karşı, partimizin kararlı duruşu sadece kendimiz için değil, başta Rojava olmak üzere bütün Kürtlerin kazanımlarının da garantisidir. AKP’nin Türkiye’de ve Suriye’de Kürtlerin kazanımlarına karşı geliştirdiği politikalara karşı verilecek en iyi yanıt güçlü bir örgütlenmedir. Tecridi de kıracak olan, müzakere ve çözümün de önünü açacak olan tek şey, güçlü bir örgütlenme ve kararlı bir mücadeledir. İnanıyoruz ki, halkımız partisine ve örgütüne her zaman olduğu gibi yine sahip çıkacak, parti örgütlerimizde ve hızla oluşturacağımız mahalle komisyonlarımızda yer alacaktır.

BDP MYK, planlama gündeminde Roboski katliamının yıldönümü vesilesiyle yapılacak anma etkinliklerini ve örgütlenme çalışmalarını ele aldı. Konuyla ilgili genelgeler örgütlerimize iletilecektir.

11 Aralık 2012

BDP MYK

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: