Barış ve Demokrasi Partisi

Kürtleri Meclisten Atmak Darbe Niteliğindedir

Posted on: 06/12/2012

AmblemBasına ve Kamuoyuna

Milletvekilli dokunulmazlığı tüm dünyada, Hollanda ve Yeni Zelanda dışında, Türkiye dâhil bütün anayasalarda yer alan önemli bir kanun maddesidir. Yasama veya milletvekilli dokunulmazlığı vekilin şahsını korumak değil, yasama organının herhangi bir tehdit ve baskı altında kalmaksızın görevini yerine getirmesini temin etmek ve milletvekillinin parlamentodaki faaliyetlerinin engellenmemesini sağlamaktır. Bu tanım Türkiye anayasasının 83. maddesinde kabul edilmiştir.

Yasama dokunulmazlığıyla toplumda üstün ve dokunulmaz insanlar sınıfı oluşturmak değil, milletvekillerinin görevlerini gereği gibi yapabilmeleri, iktidarın ve diğer güçlerin baskısından korunmaları ve bir suç iddiasıyla da olsa görevlerinden geçici de olsa uzaklaştırılmalarını önlemek için konulan bir maddedir.

Bir başka deyişle, dokunulmazlıkların getirilmesinin esas nedeni milletvekillerinin siyasi eylemleri nedeniyle yargılamalarını engellemektedir.

Türkiye’ye baktığımızda tam tersi bir tablo ile karşılaşmaktayız. Milletvekillerinin dokunulmazlığı siyasi eylemlerden ötürü kaldırılıp, yargılanmalarının yolu açıktır. TBMM Anayasa Komisyonu başkanı Burhan Kuzu’nun verdiği bilgilere göre dokunulmazlıklarla ilgili olarak meclise 868 dosya gelmiş, bunun 64’ü AKP, 84’ü CHP; 21’i MHP, 38’i Bağımsız, 1’i KADEP ve 660 ise BDP ye aittir. BDP dışında diğer bütün partilerin dosyaları; yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma gibi yüz kızartıcı suçlardan oluşmaktadır. Başbakanın kendisinin bile bu konularda dosyası bulunmaktadır. 660 dosyaya sahip BDP’nin bütün dosyaları ise siyasi düşüncelerini açıklamaya yönelik faaliyetlerden oluşmaktadır.

Seçim öncesinde milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması neredeyse bütün siyasi partilerin seçim vaatlerinden biriydi. Seçim sonrasında ise BDP dışında bu vaadinin arkasında duran olmamıştır. Zira başta hükümet olmak üzere diğer partiler de baktılar ki eğer dokunulmazlık kaldırılırsa partilerinde neredeyse vekil kalmayacaktır. Çünkü onlar yasama dokunulmazlığı olan milletvekili dokunulmazlığını şahsi menfaatleri doğrultusunda sonuna kadar kullanmışlardır. Dolayısıyla biriken dokunulmazlık dosyaları bir türlü genel kurula getirilmemiştir.

Peki, ne oldu da başbakanın talimat vermesiyle bir anda BDP’li vekillerin dokunulmazlığının kaldırılması gündeme geldi ve hatta bu konuda yangından mal kaçırma telaşı misali süreç hızlandırıldı?

Birincisi AKP hükümeti kendi mutlak iktidarını oluşturmak için özellikle Kürtlere yönelik ciddi bir siyasi soykırıma girişmiştir. KCK operasyonları adı altında on birlerce Kürt Siyasetçiyi rehin almış, ırkçı-milliyetçi söylemlerle Kürtlere karşı linç kampanyalarını desteklemiştir. Fakat bütün pervasız şiddet kullanımına rağmen Kürt özgürlük hareketini sindirememiştir. ‘‘ büyük kapatılma’’ yöntemiyle Kürt siyasi hareketi içinde yer alan herkesi; çocuk, yaşlı, kadın, genç, parti üyesi, parti çalışanı, belediye başkanları ve milletvekilleri dâhil olmak üzere sistemin hapishanelerini Kürtlerle dolup taşırmıştır. Şimdiye kadarki bütün iktidarlar Kürt siyasetini bastırmak için resmen parti kapatma yöntemlerini seçmişken, AKP hükümeti ise resmen değil, tüm partilileri tutuklayarak fiili olarak parti kapatma yöntemini seçti. Fakat bu konuda diğer iktidarların yaşadığı hüsranı yaşamaktan kurtulamadı. Bu hüsranın verdiği pervasızlıkla sürekli yeni baskı yöntemlerini tekrar ve tekrar denemekten geri durmamaktadır. Diğer iktidarlar gibi kendi iktidarı döneminde de Kürtler üzerinde denenmedik baskı metodu bırakmamıştır. Ve her defasında bunlar yeni yöntemlermiş gibi ve sanki sonuç verecekmiş gibi son derece hukuk ve insanlık dışı uygulamalara yönelmiştir. Tam bu noktada sanki on binlerce Kürt’ün tutuklanmasını yeterli görmemiş olacak ki, gelin mecliste siyaset yapın dedikleri Kürtleri meclisten atmak için darbe niteliğinde dokunulmazlıkları gündeme getirmektedir. Darbe niteliğindedir. Çünkü milletvekili dokunulmazlığı iktidar istedi diye kaldırılamaz, anayasaya aykırıdır. Zaten yasama dokunulmazlığının asıl amacı parlamento içindeki grupları çoğunluğu elinde bulunduran iktidarın baskısından korumak içindir. İktidar meclisteki BDP’li vekillerin önce dokunulmazlığını kaldırarak daha sonra onları tutuklayarak söz konusu Kürtler olduğunda hak, hukuk ve anayasayı tanımadıklarını açıkça belli etmektedir.

İkinci olarak da; iktidar dokunulmazlıkların kaldırılmasının nedeni olarak kendi tabiriyle ‘‘ kucaklaşma’’ dediği ama aslında kendi acizliğini örtmek için kullandığı hakaretvari söylemidir. Bilindiği gibi geçen Temmuz-Ağustos ayında Çukurca-Şemdinli arasındaki bölgede devlet kendi kontrolünü kaybetmiş ve bölge uzun süre PKK denetimine kalmıştır. Hükümet bunun üstünü örtmeye çalışmakla uğraşadursun, bölgeye giden BDP vekiller buradaki durumu deşifre etmiştir. Hükümetin sakladığı durumu tüm kamuoyuna tesadüf de olsa göstermiştir.

AKP kendi acizliğini örtmek için son derece saldırgan bir tavır almıştır. Burada kullandığı dil çaresizliğini göstermek bir yana son derce cinsiyetçi, gerici ve gayr-i ahlakidir. Özellikle BDP kadın siyasetçileri hedef almış ve kendi ideolojisinin bir parçası olan kadın düşmanlığını körüklemekten sakınmamıştır. ‘‘ kucaklaşma’’ kelimesiyle yaşadığı yenilginin intikamını BDP’li vekillerin dokunulmazlığını kaldırmakla gidermeye çalışmaktadır.

BDP’li vekillerin dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik tepkilere AKP iktidarı ‘halk istiyor’ diye geçiştirmektedir. Oysa yapılan anketlere bakarsa halkın %98’inin bütün dokunulmazlıkların kaldırılmasını istediğini görecektir. Ama bunu görmek yerine Kürtleri sindirme aracı olarak sadece BDP’li vekillerin dokunulmazlığını kaldırarak vekil de olabilirsin ama Kürt olamazsını dayatmak istiyor. Aslında bu ülkede Kürt vekillerin neredeyse hiçbir zaman dokunulmazlığı olmadı. 1994 yılında Kürt vekiller hukuksuz bir şekilde meclisten atılıp on yıllarca hapishanelerde tutuldular. Yine aynı şekilde şu anda altı BDP’li vekil anayasaya ve halk iradesine aykırı olarak hapishanelerde rehin tutulmaktadır. AKP hükümeti bu hukuksuzlukları gidereceği yerde sürekli yeni hukuksuzluklar üretmektedir.

Sonuç olarak; Kürtlere şu mesaj verilmek isteniyor; söz konusu Kürt olunca hukuksuzlukta sınır tanımayız. Bu konuda kendi vekillerinden bile itiraz geldiğinde ‘beraber yürümeyiz’ diyerek tehdit etmekte ve Kürtler yönelik linç kampanyasına katılmayanları hain ilan edip son derece ırkçı ve cinsiyetçi bir dil kullanmakta beis görmemektedir.

Bizler BDP kadın meclisi olarak öncellikle Başbakan başta olmak üzere tüm hükümet üyelerinin ve bazı medya gruplarının bu cinsiyetçi ırkçı söylemini kınıyor ve bu konuda gereken cevabı her fırsata yılmadan vereceğimizi belirtmek istiyoruz. Bizler parti olarak eşit vatandaşlık gereği bütün dokunulmazlıklara karşıyız. Sadece milletvekili dokunulmazlığı değil; asker, rektör vb. bütün dokunulmazlıkların kaldırılması ve herkesin kanun önünde eşit olmasını istiyoruz. Bu konuda yapılacak anayasa değişikliğine ilk destek verecek parti de biziz. Fakat eşitlik gereği olarak bütün dokunulmazlıkları kaldırmayıp, sadece Kürtlere ve özellikle kadın vekillerimize yönelik bir linç kampanyası olarak BDP’li vekillerin dokunulmazlığının kaldırılması kabul etmiyor, bu konuda her düzlemde cevabımızı vereceğimizi tekrarlamak istiyoruz.

6 Aralık 2012
BDP Kadın Meclisi

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: