Barış ve Demokrasi Partisi

“Bütün Dünya Halklarına…”

Posted on: 14/11/2012

Tutuklu milletvekilimiz Gülser Yıldırım’ın mektubunu paylaşıyoruz:

Bütün Dünya Halklarına…

Öncelikle birçoğumuzun 12 Eylül 2012 tarihinden itibaren girmiş olduğu bu tarihsel ve kritik eyleme karşı duyarlılık gösteren, yanımızda duran, bizi anlayan ve bize ses olan bütün onurlu insanları yürek dolusu sevgi ile selamlıyorum…

Ben bir Kürt annesiyim. Bu gün cezaevlerinde binlerce insan, ölümüne direnirken bu ağır tarihsel misyon bu halkın evlatlarının omuzlarına tarihin en ağır yüklerinden birini bindirmiştir. Ben bu çocukların bir annesi ve yoldaşı olarak bu yükün bir yerinden tutmak için sonuna kadar yanlarında duracağım. Yaşama karşı duruşumu belirleyen ahlaksal, politik, insani ve vicdani tavrımın bir gereğidir bu.

Bu halkı susturmak için bu halkın temsil güçlerini susturmayı düşünenler şunu artık kavramalıdırlar: Kürt halkının yüzyıllardır çektiği bu zulmü bir başka halk çekmiş olsaydı toptan bir çıldırmanın eşiğine gelirdi. Fakat Kürt halkı tıpkı kendi coğrafyası gibi sabırlı ve dingin tavrında hala ısrar etmektedir. Bizi susturarak bu halkı susturmayı defalarca denediler. Türk halkını bize düşman etmek için denemedikleri yol kalmadı. Oysa bizler Türk ve Kürt halklarını aynı anda temsil ediyoruz. Çünkü bu dağlarda her gün Kürt ve Türk çocuklarının birbirini boğazlamasına alkış tutanların karşısında durup bu savaşın durması için kendimizi gönüllü olarak feda ediyoruz.

Bizleri itibarsızlaştırmak ve hiçleştirmek için değerlerimize her gün hakaretler yağdıran muktedirler şunu unutmasın ne bizim ne de bu halkın kaderi ve özgür iradesi Erdoğan’ın ya da AKP’nin tekelinde değildir. Tarih ve toplum bunu yüzlerce kez göstermiştir.

Ben bu halkın vekiliyim. Bu halkın bir parçasıyım. Bizleri burada tutsak olarak bekletmek, bizleri inisiyatifsiz bırakmak ve yokmuşuz gibi davranmak aynı zamanda temsili olduğumuz bu halka da hakarettir. Akan kanın durması, müzakere ve diyalog sürecinin başlaması için gerekirse ölürüz de. Çünkü bizler özgür ve eşit bir yaşamı uğruna ölecek kadar seven bir geleneğin çocuklarıyız.

Eğer bu halkın vekili isem bu halkın acılarına da ortağım. Bu halka saygı duymayanlar bizlere de saygı duymazlar. Bu topraklarda olup biten her şeyden herkes sorumludur. Bütün ezilen halkların yoldaşı olmak insan olmanın gereğidir. Bu gereklilik adına açlık grevine girdik. Buradan ölümü seviyorsunuz sonucunu çıkaranlara sadece bir şey söylemek istiyorum: Bizim bu gün bedenimizi ölüme yatırmamız aynı zamanda gelecek özgür günlerin uğruna ve ölesiye sevdiğimiz bu yaşamın bir gereğidir. Kendini sevmek ile yaşamı sevmek aynı şeylerdir. Sizi yaşam boyu şekillendiren bir kültürün ve halkın acılarına sırtını dönmek bütün bu sevgi biçimlerini geçersiz kılar.

Benim dahil olduğum grubun açlık grevi on altıncı gününe girdi bu gün. Umudumuzu ve inancımızı asla yitirmedik; yitirmeyeceğiz. Halkların bir arada özgür ve eşit yaşaması için tarih bize bir bedel ödetiyor bu gün. Bu bedelden kaçmak bizim bütün insani, politik ve vicdani iddialarımızı yerle bir eder.

Dışarıda üç çocuğu, ailesi, sevdiği yoldaşları ve bütün dünya halkları olan bir annenin bu gün bu topraklarda sesinin cılız çıktığının farkındayım. Milletvekili kimliğimi bir tarafa bırakarak bir insan olarak akan kanın durması için bedenimi gün be gün eritmeyi göze almış olmam fedakârlığı ve cefası tartışılmaz olan halkların mutlu ve özgür yarınları içindir.
Birileri bir yerlerden talimat aldılar sayıklamasını durmadan tekrar ederken şunu bütün içtenliğimle söylüyorum: Burada cezaevinde bulanan hasta, yaşlı ve çocuk yaşta olan birçok arkadaşımızı açlık grevinden caydırmanın türlü türlü yollarını arıyoruz bazen. Tamamıyla özgür irademizle giriştiğimiz bu eylemin temel mesajı diyalog ve çözüm yollarının aralanması için bütün insanların ortak bir çaba vermesi amacını taşıyor. Bizlere haram kılınan ama aslında annemizin ak sütü kadar helal olan anadilimizin gaspının sonlanması, bu savaşı durdurabilecek en önemli aktör olan Öcalan’ın tekrar politik bir özne olarak sürece dahil edilmesi şeklinde sıraladığımız taleplerimizin bütün dünya tarafından duyulması için böylesi bir eyleme giriştik.

Yaşamın bütün yollarının tıkandığı yerde bazen ölümün çare olabileceğine ben dahil hiç kimse inanmaz istemez. O yüzden sesimizi duyun diyorum! Yarın halklar arasında daha derin uçurumların ve savaşların olmaması için bütün politik önyargılarınızı bir tarafa bırakıp sadece öngörülü bir insan olarak düşünün! Bizim buradan cesetlerimizin çıkması hiçbir zaman bir araya gelemeyecek bir bölünmenin ve parçalanmanın başlangıcı olacaktır.

Sessiz çoğunluğa inat, küçük ya da büyük elinden geldiğince bizlere ses olan bütün insanların önünde saygıyla eğiliyor, sevgilerimi sunuyorum…

Gülser YILDIRIM
Tutuklu BDP Mardin Milletvekili
Mardin E Tipi Cezaevi

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: