Barış ve Demokrasi Partisi

Ölümleri Engelleyecek Güç, Kürt Halkının ve Demokrasi Güçlerinin Direnişidir

Posted on: 24/10/2012

MYK seçimleri gündemleriyle toplanan Parti Meclisimizin sonuç bildirgesini, alınan kararları ve eylem planlamasını paylaşıyoruz:

Partimizin 14 Ekim 2012’de yapılan 2. Olağanüstü Kongresinde seçilen Parti Meclisi, ilk toplantısını 22 Ekim Pazartesi günü gerçekleştirdi. Siyasal sürecin değerlendirilmesi, planlama ve MYK seçimleri gündemleriyle yapılan Parti Meclisi toplantısında; ağırlıklı olarak cezaevlerinde süren açlık grevlerine ilişkin değerlendirmeler yapılarak, bu konuda önemli kararlar alındı.

Parti Meclisimiz, kongremize sahip çıkan, kongremizin coşkulu ve verimli geçmesini sağlayan halkımızı selamlayarak; böylesine önemli bir dönemde bize verdiği tarihsel sorumluluğun gereklerini yerine getirme sözü vermiştir.

PM toplantısında şu saptamalar yapılmıştır:

Bölgede ve ülkemizde önemli gelişmelerin yaşandığı, kritik bir süreçten geçmekteyiz. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde, 21. YY’ın kaderini belirleyecek kadar önemli gelişmeler yaşanacaktır. Böylesi bir süreçte partimiz BDP, tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıyadır.

BDP, Ortadoğu’da ‘Demokratik Halklar Birliği’ stratejisi; Suriye’de Kürtlerin ve tüm halkların/inançların özgürlüğünü, özerk yönetimini kabul eden demokratik bir rejimin inşa edilmesi politik önermesinin sahibidir.

Türkiye’de ise partimizin savunduğu, “demokratik özerklik hukukuna dayalı demokratik cumhuriyet projesi”, ortak, eşit, demokratik bir gelecek arayışının projesidir.

Bu neden BDP, Türkiye’de ve tüm Ortadoğu’da gerçek anlamda barışı ve istikrarı savunan güçlü bir partidir. Partimize yönelik saldırıların asıl nedeni de, eşit ve demokratik bir yaşam arayışını yenilgiye uğratmaktır. Ancak bunu başaramayacakları gün gibi ortadır.

14 Nisan 2009’dan beri kesintisiz olarak devam eden siyasi soykırım operasyonlarına ve 8 bini aşkın politik tutsağa rağmen, halkımızın direnişi devam ediyor.

Devletin tekçi zihniyetini ve statüko mirasını devralan AKP hükümetinin zulmüne karşı; Kürt halkı başta “anadil hakkı” olmak üzere temel hak ve özgürlüklerinin öndeki engellerin kaldırılmasını ve iradesinin tanınmasını istiyor. Kürt halkı tarihinin en güçlü dönemini yaşıyor. Ve çözüm gücü her zamankinden daha fazladır.

Yeni statükonun temsilcisi AKP hükümeti ise devletin tüm olanaklarını seferber ederek, bu çözüm gücünü boşa çıkartmak istiyor. Savaş bütün ağırlığıyla sürüyor. Siyasi operasyonlar devam ediyor, politik tutsakların anadillerinde savunma hakkı engelleniyor ve birbiri ardına ağır cezalar veriliyor. Kürt halkının “Önder” olarak kabul ettiği Sayın Abdullah Öcalan’a İmralı’da 1 buçuk yıldır ağır bir tecrit ve buna karşın müthiş bir direniş devam ediyor.

AKP Hükümeti giderek içte ve dışta hem prestij, hem de destek kaybediyor. AB hedefini terk eden hükümetin “reformcu makyajı” döküldü, Suriye politikası iflas etti.

Bu koşullarda cezaevlerinde, anadilde savunma ve eğitim hakkı ile, Sayın Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması için 12 Eylül’de başlayan ve bugün itibariyle 43. gününe giren süresiz ve dönüşümsüz açlık grevleri; hem talepleri açısından, hem de taşıdığı hayati risk açısından gündemimizin en temel konusudur. Arkadaşlarımızın, halkımızın hakları ve özgürlüğü için girdikleri açlık grevlerini saygıyla karşılıyoruz.

Onların ileri sürdükleri taleplerin karşılanmasının sorunun çözümü, ölümlerin durması ve barış sürecinin başlaması için önemli bir zemin yaratacağına olan inancımızla, “Onların talepleri bizim taleplerimizdir” diyoruz. Bu direniş, çözümsüzlük siyasetine bir müdahaledir. AKP hükümetinin imha ve tasfiye konseptine karşılık, çözümün önünü açmak amacıyla yapılan bu fedai direnişi selamlıyoruz.

600’ü aşkın politik Kürt tutsak, “anadilde savunma hakkı için, barış için, çözüm için, diyalog ve müzakere için” açlık grevi yapıyor. Bu sayı giderek artıyor. İlk grupta olanlar ölümün kıyısına gelip dayandı. Bu açlık grevi bir çığlıktır. “Sesimizi duyun, bu zulmü ve ölümleri durdurun” diyen bir çığlıktır.

Ölümleri durdurmak için yarın çok geç olabilir.
Türkiye demokratik kamuoyunu açlık grevindeki politik tutsakların sesini duymaya, ölümleri durdurmak için harekete geçmeye çağırıyoruz.

Biz arkadaşlarımızın yaşamlarını kaybetmelerine, cezaevlerinden tabut çıkmasına izin vermeyeceğiz. Ölümleri durduracak biricik güç halkımızın cesareti, kararlılığı ve direnişi olacaktır. Önümüzdeki günleri, sokaklarda, meydanlarda arkadaşlarımızın mücadelesine sahip çıktığımız, onların talepleri konusunda adım atılmasını sağladığımız oranda, onları yaşatabileceğimizin bilinciyle değerlendireceğiz.

Bu bağlamda, Parti Meclisimiz güçlü eylem ve etkinlikler planlamıştır. Yapılan planlama şöyle:

1-Partimiz, açlık grevlerinin geldiği kritik aşamayı ciddiyetle algılayarak; Genel Merkez ve yerel örgütlerimiz bütünlüklü, planlı, sürekli, güçlü, meşruiyet ve haklılık temelinde demokratik sivil bir direniş hattı oluşturacaktır. Taleplere yanıt verilmesini sağlamak, çözüme giden yolu açmak ve olası ölümleri engellemek için 30 Ekim 2012 Salı gününü “topyekûn direniş günü” olarak ilan ediyor, tüm halkımızı bulundukları alanda hayatı durdurmaya çağırıyoruz. Yaşamı savunmak, ölümlerin önüne geçmek için böylesine güçlü ve topyekûn bir duruşu gösteremezsek, tarih karşısında sorumlu oluruz. Bu nedenle tüm il ve ilçe örgütlerimiz, parti yönetici ve üyelerimiz tarihsel bir sorumlulukla, bu kararı uygulamak için gerekli çalışmaları yürütecektir. Türkiye demokratik kamuoyunun, çözümden, barıştan, demokratik ortak bir gelecekten yana olan herkesi de bu eyleme destek vermeye davet ediyoruz.

2- Açlık grevi hakkında bilgi vermek ve duyarlılık çağrısında bulunmak amacıyla, Kürdistan’ın diğer parçalarındaki parti ve liderlere, Avrupa’daki insan hakları örgütlerine, BM ve AB’nin insan haklarıyla ilgili birimlerine, AB ülkeleri liderlerine ve Türkiye büyükelçiliklerine, ABD senatör ve kongre üyelerine, Avrupa konseyinin ilgili birimlerine, uluslar arası kanaat önderlerine ve yabancı gazetecilere Eş Genel Başkanlarımızın imzalarıyla mektuplar iletilecektir.

3-TUHAD-FED ‘in ailelerle birlikte yapacağı etkinliklere il örgütlerimiz destek sunacaktır.

4- Daha önce “Genel Merkez Açlık Grevlerini İzleme Komisyonu” olarak görevlendirdiğimiz Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonumuzda yer alan avukat arkadaşlarımız, açlık grevinin sürdürüldüğü cezaevlerini kısa aralıklarla ve sürekli ziyaret edecek, durumu raporlaştıracak ve günlük olarak basınla paylaşılacaktır. Komisyonumuz STÖ ve DKÖ’lerle sürekli bir ilişki ve paylaşım içinde olacaktır.

5-Tüm il ve ilçe örgütlerimiz, 30 Ekim 2012 tarihine kadar kitlesel olarak AKP teşkilat binaları önüne mutlaka siyah çelenk bırakacaklardır.

6-İl Örgütlerimiz uygun olan tüm mahallelerde, uygun yerlere  “Açlık grevindeki tutsaklar yalnız değildir” çadırları kuracaktır. Genel Merkez Yöneticilerimiz, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız bu çadırlarda; açlık grevinin durumunu, tutsakların haklı ve meşru taleplerini yapacakları toplantılarla halkla paylaşacaklardır. Milletvekillerimiz ve belediye başkanlarımız da çadırlarda destek amaçlı yapılacak dönüşümlü açlık grevine katılacaklardır.

7- Ayrıca, her il ve ilçe kendi özgün planlaması dahilinde her gün yürüyüş vb. etkinlik yapacaktır. Etkinliklerin tamamında tutuklu açlık grevi eylemcilerinin talepleri öne çıkarılacaktır.

8- 24 Ekim 2012 günü Midyat, 25 Ekim 2012 günü Urfa cezaevi önünde Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş’ın katılacağı kitlesel basın açıklamaları yapılacaktır. 27 Ekim 2012 günü Batman’da yapılacak mitinge Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş katılacaktır. 28 Ekim 2012 günü Adana’da, Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş’ın katılacağı bir miting yapılacaktır. 3 Kasım 2012 günü Diyarbakır’da yapılacak mitinge Eş Genel Başkanlarımız katılacaktır.

Bu programın hayata geçirilmesi noktasında tüm PM üyelerimiz görevlendirilmiştir.

Ayrıca Parti Meclisi toplantısında, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) seçimi de yapılmıştır. Buna göre;

Ayhan Karabulut (Örgütlenmeden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı)
Mehmet Ayhan (Eğitimden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı)
Filiz Koçali (Basın ve Yayın İşlerinden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı)
Hamit Geylani (Seçim ve Propaganda İşlerinden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı)
Meral Danış Beştaş (Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı)
Demir Çelik (Yerel Yönetimlerden Sorulu Eş Genel Başkan Yardımcısı)
Yüksel Mutlu (STÖ ve Siyasi Partilerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı)
Nazmi Gür (Dış İlişkilerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı)
Abdurrahim Atilla (Genel Sayman)
Nuri Duman (MYK) (Gençlik Meclisi Sözcüsü)
Pelin Yılmaz (MYK) (Kadın Meclisi Sözcüsü)
Nursel Aydoğan (MYK)
Hüseyin Koçuk (MYK)
Ferhat Tarhan (MYK)
Necla Yıldırım (MYK)
Faruk Sağlam (MYK)
Kemal Peköz (MYK)
Hayri Ateş (MYK)
Mihdi Perinçek (MYK)

BDP GENEL MERKEZİ

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: