Barış ve Demokrasi Partisi

Savaşı Tek Yöntem Olarak Kullanan AKP Hükümeti Yaşanan Saldırıların Tek Sorumlusudur

Posted on: 26/08/2012

Kadın Meclisimiz’in, partimizin il ve ilçe örgütlerine yönelik gerçekleştirilen saldırılara ilişkin açıklamasını paylaşıyoruz:

Geçtiğimiz yılın ikinci yarısından itibaren başta partimiz olmak üzere bütün kurumlarımıza ve son olarak da parti binalarımıza yönelik saldırılar had safhaya ulaşmıştır. Güvenlikçi politikalarını arttırarak savaş konseptini devam ettiren AKP, Hükümeti gelinen aşamada çözümsüzlüğü dayatmaya devam etmektedir. Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin devam etmesi de yaşanan tüm bu çözümsüzlük sürecinin bir devamıdır.

Artan savaş ortamı toplumda endişe yaratmaktadır. Hak ihlallerinin 1990’ları aratmadığı bu günlerde siyasal eylem veya etkinlik yaptıkları gerekçesi ile çocuklar dahi işkenceye maruz kalmakta, öldürülmektedir. Ağustos ayı içerisinde Van’ın Çaldıran ilçesinde mazot kaçakçılığı yaptığı gerekçesiyle 13 yaşındaki Veysi Demir askerlerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. En son 11 yaşındaki Mazlum Akay, Adana’da polisin kullandığı gaz bombasının kafasına isabet etmesinden dolayı yaşamını yitirdi. Türkiye’de son 20 yılda polis ya da askerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren çocuk sayısı ise 350’den fazla.

AKP Hükümetinin son dönemde giderek arttırdığı militarist, ırkçı ve şoven söylemleri ile partimizi ve partimize oy veren milyonları hedef haline getirmesi halkların barış umudunu giderek zayıflatmaktadır. Savaşı tek yöntem olarak kullanan AKP Hükümeti yaşanan tüm bu saldırıların tek sorumlusudur. Çatışmalı süreci durdurmak, barış ve müzakere yolunu açmak yerine sorunu giderek derinleştirmektedir.

İktidarın kin ve nefret söylemlerinden beslenen yandaş medya kuruluşları ise gerek haberleri sunma biçimi gerekse köşe yazarları ve yazılarıyla linç ve karalama kampanyasına ortak olmuşlardır.

Son olarak kimi kadın yazarlarda partimizin kadın milletvekili ve aktivistlerini hedef göstererek küfre varan ve tamamı hakaretlerle dolu yazıları ile erkek egemenlikli savaş politikalarına alet olmuştur. Bu söylemler ırkçı ideolojilerin söylemleridir. Bu söylemler eril iktidar söylemleridir. Bizi vicdansızlıkla suçlayan bu ırkçı ve cinsiyetçi yazınlar partimizin kadın milletvekilleri barış derken, halkla birlikte halkın önünde gaz bombalarına maruz kalırken, yaralanırken vicdanları neredeydi?

Roboski’de trafik kazası sonucu ölen askerlerin yardımına koşan annelerden birinin yani öldürülen 34 çocuğun annelerinden birinin,yaralı bir askerin başını kendi dizine koyduğunda öldürülen çocuğunun yüzünü gözlerinin önüne getirdiğini söylemesi,bu yazarların vicdanını ne kadar etkiledi acaba? O annenin vicdanı bizim vicdanımızdır. O görüntü BDP’li tüm annelerin vicdanıdır.
Kadınlar iktidarın bu politikalarına itiraz etmelidir, hiçbir koşulda bu savaşa alet olmamalıdır.

1 Eylül “Dünya Barış Günü” yaklaşırken biz BDP’li kadınlar olarak bir kez daha vicdan diyoruz. Barış diyoruz. Diyalog ve müzakere diyoruz. Bir tek insanın bile ölmediği barışın hakim olduğu toplumsal bir düzen için mücadele etmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz.

26 Ağustos 2012

BDP KADIN MECLİSİ

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: