Barış ve Demokrasi Partisi

CPT Cezaevleri Başvurumuzla İlgili Görüşmelere Başladı

Posted on: 30/07/2012

Gerek Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün resmi web sayfası gerekse Adalet Bakanı Sayın Sadullah ERGİN’in Urfa Cezaevi’nde çıkan isyanın ardından yaptığı açıklamalar, Partimizin ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının uzun zamandır üzerinde durduğu cezaevlerinin kapasite fazlasının had safhaya ulaştığı gerçeğini resmi olarak da teyit etmiştir. Şüphesiz, bu kapasite fazlasının beraberinde getirdiği sıkıntılar hem içerideki hükümlü ve tutuklular hem de kamuoyu açısından aynı şekilde katlanılmaz bir hal almıştır.

Cezaevlerindeki kapasite fazlası nedeniyle yaz sıcaklarında havasız, dar koğuşlarda kalmaya mahkum edilen insanlara isyan etmekten başka bir yol bırakmayan Hükümet, meydana gelen ölümlerin de birinci derecede failidir. Zira bir yatakta üç mahkumun kaldığı, tuvaletlerin sırayla bir dakika süreyle kullanılabildiği cezaevlerinin bu koşulları kendi başına bir işkence ve kötü muamele kaynağı olmuştur.

Hükümetin de cezaevleri sorununu herkes gibi açıkça görmesine rağmen söz konusu sıkıntıların giderilmesi için gerçek anlamda bir çaba göstermediği de anlaşılmaktadır. Zira, cezaevleri kapasite fazlasının gündeme geldiği, KCK Operasyonlarının başladığı günden bu yana yapılanlar, hükümlü ve tutukluların yerlerinin değiştirilmesinden öteye gitmemiştir. Hiçbir yasal dayanağı olmayan ve hukuk devleti olmanın gereklerine uymayan bu keyfi nakiller bilhassa son aylarda giderek artmıştır.

Yapılan operasyonların ardından zaten kapasitesinin neredeyse üç katı kadar kalabalık olan bir cezaevine gönderilen tutukluların bir süre sonra, bir başka operasyona kadar orada kalmak kaydıyla başka bir cezaevine sevk edilmeleri, cezaevi sorununun yapay çözümlerle, katlanarak ertelenmesinden başka bir şey değildir. Kaldı ki tutuklu ve hükümlü yakınlarının ziyaret imkânları ile nakil esnasında yaşadıkları sorunlar düşünülmeden bu uygulamaların hiç durmadan devam edilmesi, yeni sorunları da beraberinde getirmiştir. Van’dan İstanbul’a karayoluyla sevk edilmek istenen Abdulseddar ÖLMEZ, Sinan ASĞA, Akif KARAMANLI, Medeni DEMİR ve İsmet EVİN’in ring aracında yanarak ölmesi de bunun en somut göstergesidir.

Son olarak Urfa Milletvekilimiz Sayın İbrahim AYHAN Urfa Cezaevi’nden bir gece yarısı operasyonuyla Adana Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi’ne nakledilmiştir. Yine aynı cezaevinden alınan İbrahim UĞURLU, Ali YÜCEL, Ali KILIÇ, Abdulkadir CEYLAN, Cenap ÇAY ve Mazlum NERGİS isimli hükümlü ve tutuklular herhangi bir direnme söz konusu olmamasına rağmen, gardiyanlar ve kolluk kuvvetlerince darp edilmiş olup, eşyalarını almalarına izin verilmeden, çıplak bir vaziyette, 16 saat yolculuk ile Bolu T Tipi Cezaevine nakledilmişlerdir. Aç ve susuz bir şekilde, yolda ihtiyaçlarını karşılamalarına müsaade edilmeksizin kötü muameleye maruz bırakılan mahkûmlara, yol boyunca işkence yapılmıştır.

Toplumda büyük yargısal reformların yapılacağı izlenimi verilerek Meclisten geçirilen yargı paketlerine bağlanan beklentilerin de boş olduğu, son olarak 3. Yargı Paketi kapsamında yapılan başvurulara karşı mahkemelerin olumsuz tutumu ile ortaya çıkmıştır. Ayrıca il ve ilçelerdeki küçük cezaevlerinin kapatılarak, yerlerine yeni kampus cezaevlerinin açılması ile cezaevlerinin kapasite fazlası sıkıntısını çözüleceğini bekleyerek, sorunu bir ‘mekan’ sorunu olarak tanımlayacak dar bakış açısı da bu sıkıntılara çözüm olmaktan uzaktır. 1968 Fransa’sındaki mahkumların iktidara seslendiği üzere; ‘Bize deniyor ki hapishaneler aşırı kalabalık, peki ama ya aşırı-hapsedilmiş olan halksa?’ diyoruz.

Nitekim İzmir’de açılan Şakran Kampüs Cezaevi’nde kalan hükümlü ve tutukluların yaşadıkları sıkıntılar sorunun tek başına bir kapasite sorunu olmadığını aslında bir adalet sorunu, bunun da ötesinde adaletsizlik sorunu, olduğunu göstermiştir. Cezaevi giriş çıkışlarında, çıplak aramaya tabi tutulan, buna karşı çıkanların da darp edilerek elbiseleri zorla yırtıldıktan sonra askerlere izlettirilen hükümlü ve tutukluların her gün artan şikayetleri Şakran Kampüs Cezaevi’nde yaşananların sadece bir kısmıdır. Bu nedenle Partimizin Urfa Cezaevi’nde çıkan yangından önce, İşkenceyi Önleme Komitesi’ne (CPT) yaptığı başvuru ile başta Şakran Kampüs Cezaevi ile diğer sorunlu cezaevlerinin ziyaret edilmesi davetine CPT tarafından cevap verilmiştir. CPT, başvurumuzu Komite üyelerine ilettikten sonra ilgili resmi makamlarla konu hakkındaki görüşmelere başladıklarını Partimize bildirmişlerdir.

Biz Barış ve Demokrasi Partisi olarak, yukarıda anlatılanlar çerçevesinde başta Hükümet olmak üzere yetkili makamları cezaevlerindeki sorunlar konusunda artık gerçek anlamda sorumluluk alarak çözüm üretmeye, söz konusu sevklerin bir an önce durdurularak, haksız yere tutuklu olarak yargılananların serbest bırakılmasını ve sevk işlemleri esnasında suç işleyen görevliler hakkında gerekli takibatı başlatmaya davet ediyoruz.

BDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: