Barış ve Demokrasi Partisi

İdris Naim Şahin, Selim Ay’ı Atayarak, Neyin Terfiye Layık Olduğunu Göstermiştir!

Posted on: 27/07/2012

Basına ve Kamuoyuna

27 Temmuz 2012

Ülkemizin temel sorunlarında hükümetin turnusol kâğıdı rolündeki İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, bukez de hafızalarımıza ‘‘işkencecinin tecavüzle terfisi’’ olarak kazındı. AKP hükümeti ve İçişleri Bakanı’nın, Kürt sorununun pik noktası Roboskî ve demokrasi sorunlarına yaklaşımlarıyla hafızalarımızdaki yeri tazeyken, adeta insan hak ve ahlakına işkence edercesine damga vurmaları manidardır.

Bakanlığa getirildiği günden beri hak ihlalleri ile gündemden düşmeyen İdris Naim Şahin, Terörle Mücadeleden Sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcılığı’na işkence, tecavüz ve kötü muamele suçlarından hakkında davalar açılmış, yargılanmış ve görevden uzaklaştırılarak mahkûm edilmiş Sedat Selim Ay’ı atayarak, neyin terfiye layık olduğunu göstermiştir!

Hükümetin ‘‘işkenceye sıfır tolerans’’ iddiasına karşılık bu terfi, işkencenin bir liyakat aracı olarak değerlendirildiğinin bir göstergesidir. İşkenceci olduğu sabit görülen bir kişinin onore edilmesi, insani değerlerin onursuzlaştırılması ve değersizleştirilmesidir. İçişleri Bakanlığının sorumluluğunda gerçekleşmiş olan bu atama, bir insanlık suçu olan işkencenin terfi ettirilmesinden ve değer olarak sunulmasından başka bir anlam taşımamaktadır. Keza bu tutum, işkencecileri atama/terfi mekanizması ile ödüllendirerek, meşrulaştırmış ve göreve atanma kriteri sayılmasına neden olmuştur. Bu anlamda işkencenin atanma/terfi ölçüsü olarak belirlenmesi ‘ne kadar çok işkence yaparsan o kadar terfi alırsın’ anlamına gelmektedir.

Toplumsal boyutta kötü muamele, işkence ve tecavüz alabildiğine yaygın olmasına karşılık bir o kadar da caydırıcı mekanizmalardan yoksundur. Sınırlı olan hukuksal mekanizmalarla mahkûm edilmiş olan S.Selim Ay, terfisiyle aslında, AKP hükümetinin hesap vermeme gerçeğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.

‘’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’’ zihniyeti, devleti merkeze almamış olanlara işkence edilmesini öngörmektedir. Bu anlamda, ‘’devlet için kurşun atanı da, yiyeni de’’ sevmenin, ‘90’lar rahatlığı, rehaveti, sarhoşluğu ve hesap vermeyecek olmanın dayanılmaz hafifliğidir söz konusu olan.

S.Selim Ay, 1996 yılında yaptığı işkenceler sonucunda 14 ay 20 gün hapis, 3 ay meslekten men gibi sınırlı bir cezaya çarptırılmış olmasına rağmen cezası ertelenmiş ve nihayetinde 2012 yılında işlediği insanlık suçlarına karşın onore edilmiştir!

Ertelenmiş bir ceza olsa da mahkûmiyet söz konusudur ki, kötü muamele, işkence ve tecavüzün tolere edildiği bir zeminde böylesi bir mahkûmiyet oldukça önemlidir. Bu temelde, insan ve vicdan sahibi olmanın gereğiyle, İçişleri Bakanlığı sorumluluğunda gerçekleşen S.Selim Ay atamasını protesto ediyor ve derhal görevden alınmasını talep ediyoruz.

BDP Eş Genel Başkanları

Gültan Kışanak Selahattin Demirtaş

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: