Barış ve Demokrasi Partisi

BDP PM Sonuç Bildirgesi

Posted on: 27/07/2012

27 Temmuz 2012

 

 Image

BDP PM Sonuç Bildirgesi 

Suriye’de Kürtler, bütün Ortadoğu halklarına yol gösteriyor

BDP PM’si 25 Mayıs 2012 tarihinde siyasal durum, genel kurul ve planlama gündemleriyle toplandı. Toplantıda esas olarak Suriye’deki gelişmeler ve iç politikadaki yansımaları ve Sayın Öcalan’a uygulanan ve bugün itibarıyla tam bir yılı bulan insanlık dışı tecrit ele alınarak şu tespitler yapıldı:

Suriye’de farklı Kürt partilerinin ve o bölgede yaşayan bütün halkların katılımıyla gerçekleşen ve halkın kendi kendisini yönetme iradesiyle kurulan halk meclisleri, hem Suriye hem de tüm Ortadoğu halkları için yol gösterici olmuştur.

Bu gelişmeler, Kürt halkının özgürlük arayışına en hazırlıklı halk olduğunu gösterirken, aynı zamanda; demokrasi, özgürlük, eşitlik arayışına müdahale eden güçlerin, küresel aktörlerin, bölgeyi kendilerine göre dizayn etme çabasına da bir yanıt olmuştur.

Bilindiği gibi küresel aktörler, halkların özgürlük arayışının zeminine “özgür” sermaye piyasasını yerleştirmek istiyorlar. Özgürlük arayışındaki en örgütlü güç olan Kürtler bu projeye eklemlenmedi.

Suriye’de Esad’ın sert müdahalesi süreci hızlandırdı. Suriye Kürtleri, yan yana yaşadığı halklarla birlikte, devlet eksenli olmayan, özgürlük ve eşitlik temelinde statü sağlayan gelecek için adım attı. Suriye Kürtleri gerçekçi bir programa sahip olduğu ve örgütlü olduğu için, bütün hakların geleceğine ışık tutacak bir imkan yarattı. Seçilmiş halk meclisleri dünyaya önemli mesajlar verdi. Bütün halkın katılımına açık olan halk meclisleri, halkları çatışmadan uzak tutmaya çalışan çizgisiyle, dünyada halkların çıkarına değişimi sağlayan tek gücün örgütlü halk gücü olduğunu kanıtladı.

Bu gelişmeler, Esad sonrası Suriye için halklar lehine bir programı olmayanların, Suriye’de herkesin hamisi olma ve herkesi yönetme yaklaşımında olanların Suriye hesapları çöktü. Kürtlerin bir kısmını çatışmaya çekme ve PYD’yi diğer Kürt kesimlerinden, Suriye muhalefetinden soyutlama planları tutmadı.

Başbakan, Suriye’de Kürtleri dışlayan ve haklarının tanınmaması üzerinde şekillenen politikasının çökmesinin telaşı ve öfkesiyle, büyük bir çatışmanın ortasında çatışmasız bir biçimde oluşan halk meclislerini hedef alıyor, böyle bir gelişmeye “müsaade etmeyeceğini” söylüyor. Başbakan’ın, söz konusu Kürtler olduğunda, başka bir ülkenin sınırları içindeki demokratik bir gelişmeye bile tahammülü yok.

Bugüne dek AKP politikalarına destek veren kesimlerin bile, “gerçekle yüzleş, kendi Kürt sorununu çöz” diye AKP’yi uyarmasına rağmen, AKP gerçekle yüzleşmek ve sorunu çözmek yerine şiddet politikalarına devam ediyor.

Bugün itibariyle tam bir yılın dolduğu İmralı tecridi, AKP’nin çözüm değil şiddet istediğinin en önemli göstergesidir. En umutsuz zamanlarda bile barışçı çözüm için öneriler geliştiren Sayın Öcalan’a uygulanan insanlık dışı tecrit, sadece insan haklarının ağır ihlali değildir. Bu tecrit aynı zamanda Kürt sorununda diyalog ve demokratik çözüm yollarının AKP tarafından kapalı tutulmasıdır. Sayın Öcalan 1997’de bile Devlet yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde demokratik Ortadoğu birliğinden ve halkların eşit olduğu demokratik rejimlerden söz etmişti. İmralı tecridi aynı zamanda, kan gölünün ortasındaki Ortadoğu halklarının da geleceklerinin ve kardeşliğinin de tectit altında tutulmasıdır.

Çeşitli yargı paketleriyle “demokratikleşme” umudu yaratan AKP iktidarının 3. Yargı paketi de boş çıktı. Cezaevleri yangın yeri. En ufak bir eyleme katılanlar, parti faaliyeti yürütenler tutuklanıyor. Cezaevlerini boşaltmak ve koşulları düzeltmek yerine, Kürt tutsaklar en uzak cezaevlerine sürgün ediliyor.

İşkenceci, tecavüzcü emniyet mensupları adeta ödüllendirilerek terfi ettiriliyor, böylece sorgu odalarında işkence ve tecavüzün önü açılıyor.

Aleviler’in en doğal hakkı cemevlerinde ibadet, Meclis Başkanı Cemil Çiçek’ten sonra Yargıtay da Alevileri dışlayan, yok sayan,  kararlar alıyor, ibadetin nerede yapılacağına devlet eliyle karar veriyor. 

Topluma “özgürlükçü bir anayasa” sözü vererek oy alan AKP, anayasa çalışmalarında da özgürlükleri sınırlayan bir tutum alıyor.

14 Temmuz’da Diyarbakır’da milletvekillerinin başvuru yaptığı mitinge izin vermeyerek, alana giden vekillere, belediye başkanlarına, parti yöneticilerine şiddet uygulayarak demokratik bir çözümden ne kadar uzak olduğunu bir kez daha kanıtladı. Seçilmişlerimize uygulanan şiddeti kınıyor ve vekilimiz Pervin Buldan’a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Türkiye’de baskı ve şiddet politikalarına en fazla maruz kalan Kürt halkı ve partimiz, bütün bunlara rağmen demokrasi, özgürlük, eşitlik ve statü mücadelesinden vazgeçmemiştir. Bu vesileyle 14 Temmuz’da AKP’nin sokaktaki faşizmine karşı büyük bir kararlılıkla karşı koyan halkımızı kutluyoruz.

Öte yandan, on yıllardır süregelen Kürtleri bölme çabası bu dönemde de başarılı olamamıştır. Halkımız ve partimiz bir bütün olarak aynı kararlılıkla mücadelesinden bir milim bile sapmamıştır.

Partimizin uzun zamandır stratejik olarak savunduğu “Kürtlerin ulusal birliği ve halkların demokratik birliği” çizgisinin doğruluğu bir kez daha kanıtlanmıştır.Partimizin bu çizgide yürüttüğü diplomasi faaliyetleri ve attığımız politik adımlar, Suriye Kürtlerinin birliğinde de yansımasını bulmuştur.

Şimdi Suriye’de Kürtlerin kazanımlarını koruyacak, Türkiye’de Kürt sorununun çözümünü hızlandıracak, partimize ve halkımıza uygulanan psikolojik savaşı çökertecek, demokratik dönüşümün yanında olan çözüm yanlısı savaş karşıtı bir cephe acildir. Halkların eşitlikten, özgürlükten, demokrasiden yana demokratik birliği, hem Türkiye’nin hem de tüm Ortadoğu’nun biricik umududur.

Toplantının planlama gündeminde ise şu kararlar alındı:

. Olağan kongremizin üzerinden bir yıl bile geçmeden Parti Meclisimizin 80 asil ve 40 yedekten oluşan 120 kişilik kadrosundan 56 kişi çalışamaz hale gelmiştir. Çoğu tutuklanmış olan ya da tutuklamalar nedeniyle görev değişikliği yapmak durumda kalan arkadaşlarımızın boşluğunu tamamlamak kaçınılmaz hale geldiğinden, 14 Ekim’de Olağanüstü Kongre yapılması kararı alınmıştır.

. Ramazan ayı oyunca tüm vekillerimiz kendi illerinde bulunup, planlamalara katılacaktır.

. Bayramın 3. gününde parti heyetimiz ve sivil toplum örgütü temsilcileri Roboskili aileleri ziyaret edecektir.

. 1 Eylül için “çözüm” temalı etkinlikler planlanacaktır.

. Suriye’deki gelişmeleri gözlemlemek ve görüşmelerde bulunmak üzere Suriye’ye bir heyet hazırlığı yapılacaktır.

. 10 Eylül’de gerçekleşecek olan gazetecilerin duruşmasına katılım için gerekli çalışmalar yapılacaktır.

 

BDP GENEL MERKEZİ

Reklamlar
Etiketler: ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: