Barış ve Demokrasi Partisi

İmralı’da Tecrit 13 Yıldır Sürüyor

Posted on: 26/07/2012

 

Eş genel başkanımız Selahattin Demirtaş’ın ANF’ye verdiği demeci paylaşıyoruz,

 

İmralı’da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin 1 yıl ile sınırlı görülmemeli. Bir defa, İmralı’da 13 yıldır kesintisiz şekilde tecrit sürüyor. Zaman zaman Sayın Öcalan’ın avukatıyla görüşüyor olması, bunu değiştirmez. İmralı sistemi bir tecrittir zaten. Bir adada tek başına yıllarca tutulması, tecridin kendisidir. 50 kişiyle görüşse de bu, böyledir.

 
Tecridi hükümet projesinin bir parçası olarak görmek gerekiyor. Bir politika olarak uygulanıyor. Önce cezalandırma uygulamasıyla yapıyorlardı, şimdi bir politika haline getirildi. Hükümetin Ortadoğu’daki tüm politikaları İmralı eksenlidir. İmralı’yı dışarıdan yalıtmak, dışarıyı da İmralı’dan yalıtmak üzerine kurulmuş. Görüşlerinin yansımasını önlemek, topluma moral vermesini engellemek istiyorlar. Çünkü gerçekten Sayın Öcalan’ın topluma kattığı çok yoğun bir motivasyon söz konusudur. Bu, engellenmek isteniyor. Dışarıda olanlar, Kürt Özgürlük Hareketi ve yurtsever halk, önderliğinden uzak tutulmaya çalışılıyor. Bununla ise hareketi ve halkı rotasız bırakmak, kendi içinde tartışmalı hale getirmek ve moralsiz, perspektifsiz bırakmak hedeflendi. İçeride ve dışarıda Öcalan’a bağlı tüm Kürtler bu yolla teslim alınmak istedi. Son bir yıllık süreç bu projenin parçasıdır.
 
Sayın Öcalan, Suriye’deki Kürt özerkliği hususuyla birlikte daha iyi anlaşılıyor. Kendisinin 10 yıl önceki söyledikleri, birebir gerçekleşiyor. 10 yıl önce öngördükleri ortaya çıkıyor. Haklılığı ve siyasi öngörüsünü, Ortadoğu’da yaşananlardan anlayabiliyoruz. Özellikle Suriye’deki durum, ‘Arap Baharı’ gibi gelişmeler Sayın Öcalan’ın siyasi öngörülerindeki başarıyı teyitlemiş oluyor.
 
Sayın Öcalan, ‘Ortadoğu’yu en iyi yorumlayan politikacı’dır. Bu sebeple, İmralı’da neden rehin tutulduğu da anlaşılmış oluyor. Çünkü bu gerçekler, tecridin devlet ve hükümet açısından ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Ahlaksız, hukuksuz ve vicdansız bir tecridin neden önemsendiği böylece anlaşılıyor” dedi.
 
Devlet ve AKP rejimi, uluslararası güçler ve bu tecritte ortaklaşmış olanlar şunu hesaplayamıyorlar: Sayın Öcalan’ın fikirleri ve öngördükleri örgütsel sistemi zaten yaratmıştır. Halka ve örgütüne bu perspektifi zaten vermiş ve tabiri caizse maya zaten tutmuştur. Dolayısıyla tecrit, Sayın Öcalan’ı bedensel olarak cezalandırma, ona işkence ve eziyet etme dışında hiçbir amacına ulaşamamıştır.
 
Şunu belirtiyoruz; tecridin kalkmasını istemek doğru bir talep değil. Artık Öcalan’ın özgür olması meselesi gündeme gelmelidir. Sayın Öcalan özgür olmadan da, tecridin kalkması mümkün değildir.
 
Barışa, özgürlüğe inanan herkesin gündemi Öcalan’ın özgürlüğü olmalıdır. Daha yoğun kampanyalar, etkinlikler yapılmalıdır. Öcalan özgürlüğüne ulaşıncaya kadar bu tempoda devam edilmelidir. Halkımızı, partililerimizi, dostlarımızı Öcalan’a özgürlük kampanyaları için kenetlenmeye çağırıyorum.
 
Hükümetin zerre kadar aklı olsa, bugün, bu Ortadoğu kazanında, en etkili aktör olan, çözümü ve barışı kolaylaştıracak olan, Türkiye’nin de demokratikleşmesine katkı sunabilecek olan bir gücü İmralı’da tutmaz. Zerre kadar aklı olsa bunu yapmaz. Bu saatten sonra tecrit; hem Türkiye’de, hem Suriye’de, hem de Irak’ta Türkiye’ye kaybettirecektir. Türkiye’ye ve Kürtlere kazandıracak tek kişi Sayın Öcalan’dır. Şunu artık bilsinler; Kürtler asla kaybetmeyecektir. Türkiye de kaybetmek istemiyorsa, bu politikalarından vazgeçmelidir.

 

Reklamlar
Etiketler: , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: