Barış ve Demokrasi Partisi

Bismil’de Yaşananlar

Posted on: 31/03/2012

Bismil’de gerillaların cenaze törenine katılan milletvekilimiz Ayla Akat Ata, yaşananları twitter hesabından aktardı:
Medya kuruluşlarına servis edilen yalan-yanlış haberlerden sonra dün Bismil’de yaşananlara dair bir seyler yazmak farz oldu… Öncelikle belirtelim; dün Bismil’de gerçekleştirilen cenaze törenine 10 bin kişinin üzerinde insan katıldı. Cenazelerin alındığı köyden mezarlık alanına doğru halk, yaklaşık 5 km yürüdü. Kadınlar cenazeleri yaklaşık bir km omuzlarında taşıdı. Yürüyüş ve defin işlemi sırasında herhangi bir engelleme olmadı, olumsuz bir durum da yaşanmadı. Üzücü olan şu ki, bunların hiçbirinin haber degeri olmadı. Gelelim sonrasına..?
Cenazeler defnedildikten sonra ailelerle birlikte taziye çadırına geçtik. Güvenlik güçleri taziye çadırına yakın bir yerde güvenlik önlemi almıştı. İlçe başkanımız kaygılarını ilçe emniyet müdürü ile paylaştı.

Biz taziye çadırında aileye taziyelerimizi bildirirken silah ve patlama seslerini duyduk ve dışarı çıktık. Çadırın 300 – 500 m ilerisinde gencler polisle çatışıyordu. İlçe başkanımız bir kez daha emniyet müdürü ile görüştü.

Bu arada gençler kucaklarında M. Şahin Demir’i getirdiler. Elleri ve göğsü kan içerisindeydi. Bekletmeden hastaneye gönderdik. Gençleri sakinleştirmek için elimizden geleni yaptık. Muhtemelen bu sırada polis kameraları da kayıttaydı ama kamuoyuyla paylaşılmadı. Elimizden geleni yaptık. Sonra hastaneye geçtik. Şahin’e yaklaşık 1saat tıbbi müdahalede bulunuldu, kalp masajı yapıldı… Kurtarılamadı…

Hastanenin önünde bekleyen basın mensuplarına ve halka bir açıklama yaparak duygu ve düşüncelerimizi paylaştık. Açıklamanın tamamını yarın temin edip sizlerle paylaşmaya çalışacağım. M. Şahin Demir’in üzerinden çıkan kimlikten ailesine ulaşmaya çalıştık. Halalarının Bismil’de oturduğunu öğrendik. Halayı almaya gittiğimizde hastanenin önünde yaklaşık bin kisi ve sessiz bir bekleyiş vardı.

Aileyle görüşürken hastanenin önünde bekleyen kitleye müdahale edildiğini öğrendik. Acılı halayı da alıp acilen hastaneye geçtik. Hastaneye vardığımızda halka sert bir sekilde müdahale edildiğini, bahçenin boşaltıldığını ve her tarafa çevik kuvvet polislerinin yığıldığını gördük. TV’ye yansıyan görüntüler burada, benimle konuşan polis memurunun kendi telefonu ile kayıt altına alınarak basına servis edilmiştir.

Halkın acısını yaşamasına tahammül göstermeyen zihniyet, sorumlu herkesin üzerinde düşünmesi gereken acı bir ölümün ardından neler yapıyor.

Bunun adı zulümdur. Tekrar ediyorum, kolluk çadıra o kadar yakın bir noktada “güvenlik” adı altında konumlanmasaydı bu ölüm yaşanmayacaktı. Bu ülkede eline taş, molotof, ses bombası ve silah alan gençler var. Bu bir gerçek. Peki biz ne yapacağız? Çözümsüzlükte ısrar mı? Yoksa nedenleri üzerine düşünüp, kafa yorarak “diyalog ve müzakere” ile eşit ve özgür bir birliktelik mi?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: