Barış ve Demokrasi Partisi

Newroz Zaferi: AKP’nin Şiddeti Kürtleri ve Partimizi Durduramadı

Posted on: 19/03/2012

Yaklaşık iki yıldır partimiz ve Kürt hareketine yönelik yoğun bir devlet şiddeti yaşanıyor. Hemen her hafta gerçekleşen kitlesel tutuklamalar ile partimizin yerel ve merkezi kollarında mücadele eden binlerce kişi tutuklandı ve despotik yollarla cezaevlerinde yargılanmayı bekliyor. AKP’nin bu faşist politikalarının eleştirisi pek çok çevre tarafından yapılıyor ve buna karşı mücadele de devam ediyor. Ancak burada sorulması gereken bir başka soru daha var: AKP’nin şiddet politikası işe yarıyor mu?

Cevap: Hayır. AKP’nin “Açılım”ın ardından şiddet politikasını tekrar başlattığı 12 Haziran seçimlerinde partimizin oy oranı yüzde 6’lar seviyesinde iken, bugün yüzde 8’in üzerine çıktığı farklı araştırma şirketleri tarafından dile getiriliyor. Tutuklamalar ile AKP, partimizin kitlesellik kapasitesini kırmaya çalışırken, bugün BDP 127 ayrı il ve ilçe merkezinde aynı gün dev Newroz mitingleri organize edebiliyor. AKP’nin yasaklamasına rağmen Diyarbakır Newroz’una 1 milyona yakın kişi katılıyor. Ne yapsa ne etse Kürtlerin önüne geçemeyen AKP de çareyi mitingleri yasaklamakta buluyor, ama bu da kar etmiyor.

Burada görmemiz gereken büyük resim şudur: Şu an dünyanın hiç bir ülkesinde bir muhalif halk hareketi bu kadar baskı ve şiddete rağmen bu kadar hızlı ve kalıcı bir şekilde büyüme başarısını yakalayabilmiş değil. Kürt hareketi, şu an tüm dünyada en örgütlü, kalıcı ve kitlesel halk hareketidir.  Arap baharından itibaren yükselen halk hareketleri tüm dünyayı sallamaya yenice başlamışken, Kürt hareketi, 30 yıllık deneyimini devasa bir halk desteği, parlementodaki mücadeleci vekillerimiz ve belediyelerimiz üzerinden gelişen iktidar deneyimi ile kalıcı ve dev bir halk hareketine dönüştürmüştür. Meclisteki başka herhangi bir siyasi partinin bu kadar sayıda üyesi pasifize edilse, AKP de dahil olmak üzere hiçbirinin siyaset yapmaya mecalı kalmazdı. Ancak partimiz, arkasındaki aktif halk desteği ile süreci daha da güçlenerek aşmaya muktedirdir.

Son iki yıldaki tutuklama ve şiddet dalgası, Kürt hareketini bitirmek yerine , tam tersine onun daha da güçlenmesini sağladı. Peki AKP’nin şiddeti neden işe yaramıyor, hatta neden ters tepiyor. Bu, basitçe, AKP’nin ve cemaatin “yanlış” bir durum değerlendirmesinden ve taktiksel hatasından kaynaklanmaktadır.

AKP’nin ve cemaatin varsayım şu idi:  Şiddet kullanarak Kürt hareketi yola getirilebilir. Burada, strateji ve taktik ayrımlarını hatırlamakta fayda var. Strateji uzun soluklu ana amaç, taktik ise o ana amaca ulaşılmasını sağlayacak, dönemin somut koşullarına göre hazırlanmış kısa vadeli adımlardır. Yukarıdaki varsayımın ikinci yarısı, yani “Kürt hareketi yola getirilebilir” kısmı AKP’nin 2003’ten bu yana genel stratejisi idi.  Ama 2007 ve 2009 arası dönemde, bu stratejinin başarıya ulaşması için, somut koşullara bakılarak uygun görülen taktik “Açılım” politikası oldu. Ancak, son dönemde, ulusal ve uluslararası somut koşulları değerlendiren AKP ve cemaat, Açılım’ın yerine şiddeti kullanarak Kürt hareketinin yola getirilebileceğine kanaat getirdi.

Bu varsayım ve taktik yanlıştı. Zira, toplumsal hareketlerin dinamiklerini ve tarihini iyi bilen bir sosyal bilimciye danışmış olsalar idi  şunu öğreneceklerdi: Bir toplumsal harekete yükseliş anında iken şiddet uygulamak, o hareketin daha da büyümesine sebep olur. Eğer o hareket düşüşe geçtiği zaman şiddet uygulanırsa, şiddet başarıya ulaşır.

Bırakın bir sosyal bilimciyi, 12 Eylül generallerine sorsalar idi de aynı yanıtı alırlardı. 12 Eylül darbesi, Türkiye işçi sınıfı hareketinin ve devrimci hareketin düşüşte olduğu bir noktada gerçekleşmiştir ve bu sebepten ötürü de işçi hareketi ve Türkiye soluna karşı başarılı olmuştur. Ancak aynı darbenin Diyarbakır zindanlarında  şiddet uygulayadığı Kürt hareketi, darbeden sonra güçlenen tek toplumsal hareket olmuştur, zira 12 Eylül şiddeti, yükselen bu harekete ekstra bir momentum sağlamıştır.

Bugün yaşadığımız Newroz süreci bu kuralın açık bir göstergesidir. Partimiz BDP, bütün tutuklamalara ve baskılara karşı yılmamış, Newroz’un görkemli bir şekilde 127 ayrı il ve ilçe merkezinde kutlanması için hazırlıkları tamamlamıştır. Kürtleri ne yaparsa yapsın bir türlü durduramayan AKP, küskün, umutsuz ve çirkef bir çocuk gibi Newroz’ları yasaklamaya çalışmaktadır. Ama yasaklanan Newroz’a 1 milyon kişi katılmıştır. Bu, Kürt hareketinin zaferi, AKP’nin büyük yenilgisidir. AKP, hata üstüne hata yapmaktadır. Bilmelidirler ki, partimiz ve Kürt halkı, 2012 Newroz’undan kat be kat güçlenerek çıkacaktır. Bütün halkımıza selam olsun.

Hakan Yılmazer

Reklamlar
Etiketler:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: