Barış ve Demokrasi Partisi

Alevilerin Adalet Mücadelesi Mücadelemizdir

Posted on: 14/03/2012

Basına ve Kamuoyuna

Bir kez, daha hukuk kuralları yok sayılarak, insanlığa karşı suç olarak herkesçe kabul edilen Sivas davası sanıklarının yargılandığı davası SİVAS KATLİAMI DAVASI zamanaşımına uğratılmıştır.

1982 darbe anayasasının en önemli niteliği Türklük ve Sünnilik olan Türkiye cumhuriyeti devleti,  Sünni bir kesimi hem Sünni hem Türk olmayan Alevilerle ilgili asli unsura benzetme  (asimile etme) politikalarını başarılı şekilde yürütmüştür. Devletin ikinci sınıf vatandaş olarak gördüğü Alevi yurttaşlarına yazılı olmayan ve ikinci sınıf için oluşturulmuş bir hukuk uygulanmıştır. Bu hukukun zabıta gücü olan derin devlet ve Alevilerin dini- felsefi inançlarına karşı derin bir hoşgörüsüzlük içinde olan işbirlikçisi bir takım dini kesim, iktidar savaşlarında Alevileri kurban olarak seçmişlerdir. Devlet daha kuruluş aşamasında iken belgeleri bugün su yüzüne çıkan, Sünni ve Türk olmayan Koçgiri ve Dersim Alevilerini sistematik şekilde katledildiği açıkça ortaya çıkmıştır.

1980 darbesi öncesinde Sivas’ta, Çorum’da, Maraş’ta darbenin şartlarını oluşturulması için Alevilerin katledilmesinde bir sakınca görülmemiş, psikolojik harbin kurbanı olarak görülmüş ve acımasızca gayri nizami harp politikaları Aleviler üzerinde denenmiştir.

2 Temmuz 1993’te Sivas’ta, 12 Mart 1995’te Gazi Mahallesi’nde devlet ve işbirlikçisi toplumsal gerici gruplar ihtiyaç duyduğu kirli politikalarını yine Alevilerin katli üzerinden yaşama geçirip, kirli iktidarlarını güçlendirip toplumsal muhalefeti sindirmeye çalışmıştır. Ele geçirilen darbe planlarında da yeni kirli iktidar savaşlarının Alevilerin katli üzerinden yürüttüğü açığa çıkmıştır.

Sivas davasının zamanaşımına uğratılması sadece yazılı hukuka göre göre değerlendirilirse anlaşılması mümkün olmayacaktır. Roboski katliamının faillerini ortaya çıkarmamakta ısrar eden, Hrant DİNK’in davasında verilen karar, Diyarbakır Cezaevinde 11 kişinin öldürülmesi ve hala tek bir sanığın tutuklanmadığı dava, Uğur Kaymaz’ın faillerini meşru müdafaa içinde gören zihniyet aynı zihniyettir. Katliamın arkasındaki güçlerle ilgili bir hukuki işlem yapılmaması, bazı sanıkların değil aranması başka nedenle gözaltına alınanların dahi serbest bırakılması ikili bir hukukun nasıl uygulandığını gözler önüne sermektedir. Son dönemlerde “Alevi açılımları “ ile Alevilerin birinci sınıf vatandaş konumuna yükseltilme vaatlerinin de içinin boş olduğu bugün “zamanaşımı” kararıyla bir kez daha ortaya çıkmıştır.

İnsanlığa karşı suç işleyerek, psikolojik harp kararları ile halkalara yaşamı cehenneme çevirenlerle ilgili verilen “Zamanaşımı” kararları, geçmişimizi kararttığı gibi, haklar üzerinde bir tehdit olarak kalmaya devam edecektir. Bu kararın yeni katliamların habercisi ve garantisi olmayacağını hangi hükümet ve hangi mahkeme garanti edecektir.

Sivas’ı yakan yangın, Osmanlı’da başlayan, oradan Koçgiri’ye, Dersim’e, Çorum’a sıçrayan, sonrasında Maraş’ı, Çorum’u yakan yüzyıllara  yayılan bir yangındır. Bu yangında insanlık yanmıştır, yanmaya devam etmektedir. Bu yangın Türkiye’de yaşayan bütün kimliklerin özgürleşmesi ve eşitliği ile sönecektir.

Merkezi Hukuk ve İnsan hakları Komisyonu

Meral DANIŞ BEŞTAŞ

Reklamlar
Etiketler:

1 Response to "Alevilerin Adalet Mücadelesi Mücadelemizdir"

Demokrasiyi içine sindirme onurunu gösteren tüm Kürt yoldaşlara Adanalı bir Arap Alevi’den selam ederim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: