Barış ve Demokrasi Partisi

Parti Meclisi Üyemiz Hülya Yer’in Bakırköy L Tipi Kadın Hapishanesinden Yazdığı Mektup

Posted on: 04/03/2012

Kanlı Ellerinizle Özür Dilemeyin! 

Hülya Yer

BDP PM üyesi—Bakırköy L Tipi Kadın Hapishanesi

Öncelikle siyasal kırım operasyonuyla tutulduğumuz zindanlarda yalnız olmadığımızı hissettiren ve sıcak duygular yaşamamıza vesile olan Dersim Gazetesi’ne, şahsım ve burada bulunan başta Dersimli kadınlar olmak üzere tüm siyasi tutsaklar adına teşekkür etmek istiyorum.

Bilindiği üzere Kürtler üzerinde yüzyıllardır yürütülen inkâr ve imha politikaları bugünde farklı yöntemlerle devam ediyor. 4 Ekim’de Fettullah Gülen’in talimatı ve O’nun emireri Başbakan’ın ”durmak yok-yola devam” şiarı ile sürdürülen KCK operasyonlarının İstanbul’daki ilk dalgasında 96 arkadaşım ile beraber tutuklandım. Kürtlere; dağ, zindan ve ölüm dışında seçenek bırakmayan AKP’nin bu siyasal soykırım operasyonlarında bahsetmeyeceğim. Bu gazetenin okurları bu gerçekleri bizler kadar biliyorlar.

Anlatmak istediğim, konu bizler olduğunda bugün ile geçmişin ne kadar birbirine benzediğidir. Geçtiğimiz günlerde, Başbakan bu ülkenin en karanlık sayfalarından biri olan Dersim katliamı için yarım ağız bir özür diledi. Çocukluğumuzdan bu yana en vahşi yöntemlerin devlet tarafından Dersim’de nasıl uygulandığını dinleyerek büyüdük. Atalarımızın yaşadığı zulüm, yarım ağız özürlere ve siyasi istismarlara sığmayacak kadar gerçek ve acıydı. Kızıla boyanan gökyüzü ve yeryüzü, topraklarında sürülmüş binlerce insan, onurunu yaşam gerekçesi yapmış Dersim kadınının uçurumlarda yükselen çığlığı, yurtsuz, ailesiz, sevgisiz bırakılmış çocuklar. Bütün bunlar bir halkın onurlu mücadelesine devletin vermiş olduğu yanıttı. Bu devlet, dün CHP bugün ise AKP’dir. Geçmişte yaşanan acılara timsah gözyaşı dökenler, bugün yeni katliamlar yaparak Kürtlerin onur mücadelesini bir kez daha kanla sindirmeye çalışıyorlar.

Dersim’de, Ağrı’da, Zilan’da, Newala Kasaba’da katledilenlerin torunlarına bugün politik bir soykırım uygulanıyor. Ne acıdır ki Dersim’i ağzına alma cüretini gösteren iktidar, uygulamalarıyla adeta atalarının yaptığını tekrar ediyor. Kazan Vadisi’nde, Roboski’de canlarımız kimyasallarla katlediliyor. Bingöl, Dersim, Cudi ve birçok yerde gençlerimizin cenazeleri kurda kuşa yem ediliyor. Benim bu satırları yazdığım anda dahi Dersim’in dağları bombalanıyor. Öte yandan ise Diyarbakır’da, Çemişkezek’te, Güçlükonak’ta topraktan kemiklerimiz fışkırıyor.
Utanma duygusu olmayan, vicdansız, adaletsiz sistemin yürütücüleri, dün olduğu gibi bugünde pirimiz Seyit Rıza’nın dediği gibi, zulme, günaha ve cinayete devam ediyorlar.

Burada Erdoğan’ın yarım ağız özründen pay çıkarmaya çalışanlara sormak lazım. Tarihle bugün arasındaki bağı kopararak, belleksiz bir toplum yaratmaya çalışan sistemin oyununun farkında mısınız? Acılarımızdan siyasi sermaye çıkarmaya çalışanlara, “siz bizi aptal mı sanıyorsunuz” diye sormak lazım. Gün be gün katlettikleriniz, zindanlara doldurduklarınız, en temel yaşam hakkından mahrum bıraktıklarınız, anadilinde savunma hakkı vermedikleriniz, tahammülsüzlük ve zulüm sürerken neyin özrünü diliyorsunuz? Siz ağzınızı açtığınızda biliyoruz ki bizim için iyi şeyler olmuyor. Mümkünse kapatın ağızlarınızı ve bir daha bizim adımıza konuşmayın.

Bizler; verdiği ikrardan dönmeyen ve darda dimdik duran Hallacı Mansur’un öğretisini takip edenleriz. Tarih, zulüm edenle mazlumun saffını her zaman ayırmıştır. Safımız Kerbela’da katledilen Ehli Beyt’in safıdır. AKP’nin yeşil Türk faşizminin safı ise Hz Hüseyin’in başını kestiren Yezit zihniyetinin safıdır. Bu yüzden de, özür dilemeniz, bizim nazarımızda bir anlam ifade etmiyor. Bu geçmişle hesaplaşmaya önem atfetmediğimizden değil tabi, geçmişle yüzleşmek ve özür dilemek, erdemli siyasetçilerin ve erdemli iktidarların işidir.

Devlet işlediği her katliamın, kıydığı her canımızın hesabını vermeli ve özür dilemelidir. Ama özür dilemek, geçmişte yapılan vahşeti bu gün tekrar etmemekle anlamlı olur. Yüzleşmek için öncelikle samimiyet, vicdan ve erdem gerekir.

Dersimli bir kadın olarak demem o ki; daha dün Roboski’de katlettiğiniz 34 çocuğun kanı ellerinizdeyken benden özür dilemeyin. Önce kanlı ellerinize ateşte banyo yapın ve halkımız üzerinden çekin.

Reklamlar
Etiketler:

2 Yanıt to "Parti Meclisi Üyemiz Hülya Yer’in Bakırköy L Tipi Kadın Hapishanesinden Yazdığı Mektup"

Unutulmamalıdırki bugün muaviye ve yezide nasıl lanet okunuyorsa bugün onların rollerini alanlar yarın çocukları dahi onlara lanet okuyacaktır. Tarihte kendisini tanrı gören bir çok kral olmuştur, ama halka yaptıklarından dolayı lanetle anılmaktadırlar. Hangi halk olursa olsun insandışı muamele yapılıyorsa oradaki yöneticiler sorumlu ve insanlıktan nasibini alamamıştır.

Unutulmamalıdırki bugün muaviye ve yezide nasıl lanet okunuyorsa bugün onların rollerini alanlar yarın çocukları dahi onlara lanet okuyacaktır. Tarihte kendisini tanrı gören bir çok kral olmuştur, ama halka yaptıklarından dolayı lanetle anılmaktadırlar. Hangi halk olursa olsun insandışı muamele yapılıyorsa oradaki yöneticiler sorumlu ve insanlıktan nasibini alamamıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: