Barış ve Demokrasi Partisi

Sebahat Tuncel’in Kendisine Yönelik Kampanya ile İlgili Açıklaması

Posted on: 15/11/2011

BASINA VE KAMUOYUNA

 15 Kasım 2011

Basında iki gündür şahsıma dair yanlı, eksik ve belli ki bir yerlerden yönlendirilmiş haberlerin yayınlanmasından dolayı açıklama yapma gereği duyuyorum.

Türkiye’de muhalif siyaset yapmanın çok kolay olmadığının bilincindeyim. Hele bizim ülkemiz gibi giderek otoriterleşen, sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasal yaşamda tek tipleştirilmeyi dayatan bir atmosferde, farklı seslerin çıkması soruların sorulması hiç de kabullenilmeyecek bir durumdur. Gereği yapılmalıdır, gereği yapılırken ne olayın gerçek olup olmaması, ne hukuk ne etik, ne masumiyet, nede adalet önemlidir. Önemli olan soru soranı sorgulayanı nasıl linç ederimdir. Gerisi teferruattır.  Son iki günde yaşanan bu politikanın bir sonucudur.

Kartepe adlı deniz otobüsünün kaçırılması sonrasında Mensur Güzel adlı gencin “Neden ikna edilmedi de infaz edildi?” sorusu henüz cevap bulmamış ancak belikli bu soru yetkilileri, özellikle İstanbul valiliği ve emniyetini çok rahatsız etmiştir. Bu sorunun cevabı verileceğine “bu soruyu soran sen misin?” denilerek medya aracılığıyla linç kampanyası başlatılmıştır. Bu olay vesilesi ile “polis muhabirliğinin” ne kadar yaygın olduğuna bir kez daha tanıklık etmiş oluyoruz.
Üstelik bir cenazeye katılmak sanki suçmuş gibi yansıtılarak şahsım hedef alınmaya devam edilmiştir. Orada yaşamını yitiren bir insandır ve cenazeye katılmak, sahiplenmek hem dini hem de insani bir görevdir

Öldürülen Mensur Güzel’in kız kardeşi Şeyma Güzel’e karşı da emniyet mensuplarının servis ettiği bir takım senaryolar ışığında yargısız infaz yapılmaktadır. Hedef ben olsam da beni yıpratmak linç etmek adına daha davası bile görülmemiş, BDP’nin gençlik yapılanması olan Demokratik  Yurtsever Gençlik (DYG) meclisinde çalıştığı için göz altına alınıp tutuklanan genç kadın “terörist” ilan edilmiştir bile. Bu konuda Şeyma Güzel’in avukatları da mutlaka gerekli açıklamayı yapacaktır. Burada ben şahsımı ilgilendiren konu ile kamuoyunu bilgilendirmek istiyorum.

Belirtilen tarihte Şeyma Güzel’i ben Sabiha Gökçen Havaalanına bıraktım. Diyarbakır’da gençlik meclisinin toplantısı vardı. Burada bir partili çalışanımızı havaalanına bırakmanın neresi gariptir diye sormak istiyorum? İkincisi belki benim cahilliğimdir, Sabiha Gökçen Havaalanı ne zamandan beri Kandil’e sefer düzenliyor? Açıkçası benim bilgim yok! Ama bu haberi kamuoyuna servis edenler o gün Şeyma Güzel’in nereye gittiğini ve biletinin bilgilerini de basın mensuplarına ulaştırırlar umarım. Bu durumun ilk olmadığını biliyoruz. Basının yargısız infazda bulunduğu, daha savcıların bile iddianameyi okumadan emniyet kaynaklı bilgilerin sızdırılarak haberler yapıldığını pek çok kez gördük. Anlaşılan o ki görmeye de devam edeceğiz. Bu arada Basının “yargısız infaz” ettiği Şeyma Güzel’in de içinde bulunduğu Gençlik meclisi üyelerinin davası yarın İstanbul Beşiktaş’ta başlıyor. Bu haberin servis edilmesi acaba bu davayı etkilemek için mi yapılıyor bu da ayrı bir soru olarak karşımıza çıkıyor. Yine aynı olayda yanımda çalışan kadın arkadaşın isminin de verilmesi teşhir edilmesi ise başka bir sorundur.

Her fırsatta şahsımı yıpratmaya linç ettirmeye yönelik bu durum; 2007 yılında milletvekili olarak seçildiğim günden bu güne süregelen politikalar, çözümlenmeyen Kürt sorunun bir sonucudur. Kürt sorunun çözümsüzlüğüne hizmet eden, hem şahsım hem de mensubu olduğum BDP üzerindeki linç politikası başarılı olmayacağı ortadadır. Bu yaklaşımlar bizi mücadelemizden alıkoyamayacağı gibi her zamankinden daha güçlü temelde Hakların eşit özgür ve demokratik birlikteliği için mücadele edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.

Bakıldığında tüm bu haberleri yapan basının yargısız infazları da AKP iktidarının göz altılarla, tutuklamalarla, tüm farklı ve muhalif kesimleri bastırma politikasının bir uzantısı olarak karşımıza çıkmaktadır. Sonuç olarak ben ve partim BDP, AKP’nin Kürt sorunun çözümsüzlüğü karşısında direnmeye devam ettiğimiz, savaş politikalarına hayır dediğimiz, her şeye rağmen legal siyaset ve demokrasi dediğimiz için tüm bu linç kampanyalarına ve yargısız infazlara, hukuksuzluklara maruz kalıyoruz. Ancak şahsım adına sorular sormaya, yanıtlar aramaya ve sorgulamaya devam edeceğimi belirtirim. Bu benim hem bir insan olarak hem de bir siyasetçi olarak sorumluluğumdur.  15.11.2011

Sebahat TUNCEL
BDP İstanbul Milletvekili

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: