Barış ve Demokrasi Partisi

Deprem Bölgesinden Bir Gönüllünün Gözlemleri

Posted on: 31/10/2011

Depremin ilk günü Van’da gönüllü olarak çalışmaya başlayan, İstanbul’da okuyan bir üniversite öğrencisi, bir haftalık gözlemlerini bizimle paylaştı:

MENGENE ETKİSİ

Resmi rakamlara göre 605 ölü,5000’e yakın yaralı 90’ın üzerinde çökmüş ve hasar görmüş binlerce bina var. Enkaz kaldırma çalışmaları bitirildi sayılır ancak enkaz altında hala çok fazla cenaze olduğunu biliyoruz. İstatistiklere boğulup soruna matematiksel yaklaşmak tercihim değil, dolayısıyla olayın perde arkasına bakmalı. Depreme ve depremin götürdüklerine dair iki yaklaşım var. Bunlardan birincisi:

  • Söz Konusu İktidar İse Gerisi Teferruattır

Yaklaşımın sahibi iktidar partisi AKP. Depremin olduğu gün öğlen saatleriydi ve tüm gün başbakan deprem bölgesi Van’a uğramadı. Başbakan bir gün sonra Van’ın içersinden geçip Van merkeze hiç uğramadan kendi belediyesi olan Erciş’e geçti ve samimiyetsiz oluşu her halinden belliydi Geldi, gövde gösterisi yaptı ve gitti. Bu bir mesajdı başbakan bunu hep yapıyordu, Antalya örneğini biliyoruz. Van merkezinin bu mesajı anlaması gerekiyordu,’’siz cezalısınız kendi başınızın çaresine bakın.’’Van merkezdeki yıkım Erciş kadar ağır değildi; merkezde toplam 7 bina çökmüş ancak yüzlerce bina ağır hasar gördüğü için oturulamayacak durumdaydı. Buna rağmen Erciş’te yaralar Van merkeze göre çok hızlı sarılıyordu, çadırlar dağıtılıyor, şehirde yağmalamanın önüne geçmek için kolluk kuvvetleri görevlendirilmişti. Van’da çadır dağıtımı yoktu, yağmalama vardı ve kolluk kuvvetleri kamu kurumlarına konuşlandırılmıştı.

Neydi o halde fark?

Van Belediyesi kriz merkezinde bir gün telefonlara baktım, yardım taleplerini yönlendiriyordum, bir kadın aradı. Aramızdaki diyalog  şuydu:

Kadın:  Kar yağıyor,çocuklarım dışarıda her şeyim var ve sizden sadece çadır istiyorum.

Ben:  Battaniye ve gıdayı hemen adresinize yollayalım ancak bizde çadır yok Valilik ya da Kızılay’dan talep edin onlarda var.

Kadın: İstedim ,onlar bana ‘’git kime oy verdiysen onlar sana çadır versin’’dediler,artık ben onlardan bir şey istemem.

     Artık farkı bulmuştum; Erciş AKP Belediyesi, Van BDP Belediyesi. AKP depreme bile iktidar hırsıyla yaklaşabilecek kadar vicdani erozyona uğramıştı. Ceza veriyordu Van halkına; Siz bana belediyeyi vermezsiniz ve üstüne 4 tane de milletvekili BDP’ye verirsiniz demek o halde ne haliniz varsa görün diyordu. Bu farkı Erciş’te bile görebiliyorduk, BDP’ye oy veren mahallelerde halkın durumu Van merkez halkından farksızdı. AKP iktidarı öç alma olarak bakıyordu depremin sonucuna. Öyle ki yardımları kendi tekeline almak istiyordu. Örneğin, depremin ilk saatlerinden sonra bölgeye gitmek isteyen Alman kurtarma ekibini ülkeye almamış, üniversite öğrencilerinin yolladığı yardımları kendi kamyonlarıyla dağıtımını dayatmış, aksi halde yardımlarına el koyulacağı tehdidinde bulunacak kadar aciz duruma düşülmüştü. Yaptığı bir sonraki seçim dönemi hazırlığıydı ve aslında kendisini bölgeden tamamen silecek bir hamleyi attığının farkında olamayacak kadar gözünü karartmıştı. Belki de gözden çıkartmıştı Kürtleri.

  • Ölenler İnsandı Ve Fark Gözetmek Söz Konusu Olamazdı

Bu yaklaşımın sahibi BDP idi. Van merkeze, köylere, Erciş’e her yere yetişmeye çalışıyordu. Bunun en iyi örneği Van Belediye başkanı Bekir KAYA’nın koordineli çalışma adına randevu talep ettiği Valilik ve yardım için gittiği İL AFET KOORDİNASYON merkezidir. Ancak valilik randevu vermedi ve İl Afet Koordinasyon merkezi de Van belediye başkanını kurumun kapısından içeri almadı. İstenilen Erciş’te olduğu gibi yaraların bir an önce sarılmasıydı. Çünkü bir taraftan BDP belediyeleri diğer taraftan valilik ve Kızılay koordineli hareket etmeseler de Erciş’i toparlıyorlardı. Van’da da istenen buydu birlikte hareket edip yaraları sarmak. Nihayetinde olmadı; koordinasyon sağlanamadı, bu da yetmezmiş gibi yağmalama diye bir şey ortaya çıktı. Bundan da bahsetmek gerekli çünkü merkez medya Van halkını yamyamvari gösteriyor. Yağmalama işini Van’da yapan bir çete. Sayıları 200’yakın. İktidar ile ortak çalışıyorlar çünkü eğer kötü olan bir şeyi gücün olduğu halde engellemiyorsan suça ortaksındır. İktidar suça ortaktır. Yağmalamayı yapan hep aynı kişilerdi, aynı yüzler ,bunları polislerin kışkırttığı halk arasında dilden dile dolaşıyordu. Tekrarlamak gerekiyor yağmayı yapanlar Van halkı değildi. Zaten ortada bir halk yağması olsa, içinde sahibi bile olmayan marketlerin, bakkalların yağmalanması gerekirdi.

Neden mi?

Van’da iki gerilla çıkan çatışmada yaşamını yitirmişti ve cenaze töreni vardı. Halk cenazeye aktı bir grup hariç evet tahmin ettiğiniz o 200 kişilik yağmacı gruptu kalanlar sadece. Halk açlığa, ölümlere, soğukta kalan çocuklarına rağmen olağanca gücüyle sahiplenmeye çalışırken gerilla çocuklarını, geride sadece o deccal suratlı insanlar kalmıştı yağmalama için. Valilik hiç bir şey yapmıyordu tüm bu olanlar için,kendisinden yardım talep edenlere biber gazı sıkmak dışında. Ve gülüyordu bıyık altından keyiflene keyiflene. Halk bir taraftan depremin götürdüklerine ağlıyordu, diğer taraftan yıllardır  süren savaşta yitirdiği evlatlarına.

Ekim ayında yaşadıkları mengene etkisi yapmıştı bu halka…

Reklamlar
Etiketler:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: