Barış ve Demokrasi Partisi

Operasyonlara İlişkin BDP’den Açıklama:

Posted on: 30/10/2011

BASNA VE KAMUOYUNA

30.10.2011

Yine KCK maskesiyle 28 Ekim’de siyasetçiler, akademisyen ve yayıncılarında içinde bulunduğu farklı illerde yüzlerce kişi gözaltına alındı. Gözaltı dönemlerinde kısmen basında ve kamuoyunda tartışılan KCK operasyonları kısa bir süre sonra unutuluyor, unutturuluyor. Bu operasyonlardan en büyük oranda partimiz genel olarak ta muhalif olan herkes her kesimin hedeflendiği de artık bir sır değildir.

Çok büyük bir lütufmuş gibi 1990’lara dönüş olmayacak diyenler, gözaltı, tutuklama ve dava sayılarının 1980 askeri darbesindeki sayıları da  aştığını gizleme çabası içindedirler.

Öyle bir gözaltı ve tutuklama fırtınası yaşanmaktadır ki komisyonumuz gözaltı ve tutuklama sayılarını tespit etmekte zorlanmaktadır.

4 Eylül’de yapılan kongreden sonra 20 Kişilik Merkez Yürütme Kurulumuzdan 3 kişi tutuklandı, MYK üyemiz Mustafa AVCI hala gözaltında.

14 Belediye başkanımız tutuklu.

10 eski belediye başkanı tutuklu.

Milletvekillerimizin tutukluluğu devam ettiriliyor. Listeyi arttırmadan belirtmek isteriz ki hakkında dava açılmayan tek bir belediye başkanı, belediye meclis üyesi, il başkanı, ilçe başkanı….yoktur. Hepsine ayrı ayrı yüzlerce yıllık cezalar istenmektedir.

Son olarak aralarında Parti Meclisi ve Anayasa Komisyonu üyemiz Prof.Dr Büşra Ersanlı, MYK üyemiz Mustafa AVCI ve yayıncı Ragıp Zarakolu’nun da olduğu 41 kişi gözaltına alındı.

Ve durmaksızın devam eden bu operasyonların KCK değil BDP operasyonları olduğunu, muhalifleri susturma, tasfiye etme operasyonları olduğunu anlatmak için başka bir veriye gerek var mı?

Partimize yönelik saldırılar sadece gözaltılar ve tutuklamalarla da sınırlı değil;

Başbakan konuştukça il binalarımıza saldırılar oluyor,

Başbakan konuştukça ilçe binalarımıza saldırılar oluyor,

Başbakan konuştukça milletvekillerimize gaz sıkılıyor,

Başbakan konuştukça milletvekillerimiz darp ediliyor,

Başbakan konuşuyor Eş başkanımızın üzerine TOMA yürüyor…

Daha dün milletvekillerimiz Ayla Akat Ata ve Demir Çelik kameralar önünde polisler tarafından darp edildiler.

Partimize ve partililerimize saldıranların her türden muafiyeti bulunuyor. Onlara suç işleme serbestisi tanınıyor;

YSK vetoları sırasında İbrahim Oruç’u öldürenler yargılanmıyor…

Aydın Erdem’i öldürenler aklanıyor…

Milletvekillerine saldıranlar, milletvekiline ben devletim diyenler yargılanmıyor, il, ilçe, belde binalarımıza saldıran, yakmaya teşebbüs edenler yargılanmıyor…

Ama BDP’liler, hangi titre sahip olursa olsun, hangi görevde olursa olsun iktidara en ufak muhalefette bulunanlar her gün her saat yargılanıyor ve ceza alıyor…

Hukuk devletinin temeli sayılan ilkelerden biri her kesin kanun önünde eşit olduğudur.

Var mı bu tablo da eşitlik…

Konuşanların ceza aldığı, öldürenlerin cezasız kaldığı bir tabloda eşitlik ve adalet olduğunu kim söyleyebilir…

Partimize yönelik yakalamalar, tutuklamalar  ve bütün  ihlaller, tek elden yönetilmektedir.

AKP’nin gerçek ajandası başta partimiz olmak üzere kendisine muhalefet eden her kesimi susturarak yoluna devam etmektir. Çünkü KCK kisvesiyle yapılan tutuklamalarda amaçlanan AKP’nin maskesini indirenlerin susturulması, etkisiz hale getirilmesidir. Asit kuyularını ortaya çıkarmakla övünenler tüm ülkeyi cezaevine dönüştürmek hedefindedirler.

“Artık Kürt vatandaşlarımızın anneleri, Aydınlar, sanatçılar sesini yükseltmelidir..

Susmak onaylamaktır.

Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.

Daha adil, daha yaşanılabilir, daha güvenli bir dünya düzeni için bireyler gibi devletler de işledikleri cinayet suçlarının bedelini ödemek durumundadır.

Meşru talepleri gayrı meşru yöntemlerle, güç kullanarak bastırmaya çalışanlar, adaleti erteleyenler bugün değilse yarın büyük bir yanılgı içinde olduklarını anlayacaklardır.

İnsan onuru her türlü siyasi rejim ya da güvenlik tartışmasının üstünden bir etki yapacağını göstermiştir

Halklarımızın meşru taleplerini; mutlaka ama mutlaka meşru yollarla ve meşru yöntemlerle karşılamaya mecburuz.

Halka gözünü gönlünü kapayan yönetimler uzun ömürlü olamaz.”

Bu cümleler Başbakan’a ait. Başbakan’a kendi ülkesi dışında sarf ettiği sözleri hatırlatarak milyonlarca insan aynı talebi haykırıyorsa hiçbir hukuk sistemi, yargılama, cezalandırma, tutuklamalar sorunu çözemez diyoruz. Yaratmaya çalıştığınız korku imparatorluğunun hiçbir hükmü yoktur. Haksızlığa, adaletsizliğe, hukuksuzluğa alışılmaz, kabul edilmez. Halkın meşru taleplerini karşılamak zorundasınız. Aksi halde iktidarınız uzun ömürlü olmaz.

Kamuoyunu bu adaletsizliğe karşı durmaya,  bizimle birlikte dur demeye çağırıyoruz.

Av.Meral Danış BEŞTAŞ

BDP Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Başkan Yardımcısı

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: