Barış ve Demokrasi Partisi

Archive for Ekim 2011

BASINA VE KAMUOYUNA

31.10.2011

24 Ekim’den bu yana Malatya Devlet Hastanesi morgunda 24 kişiye ait cenazelerin bulunduğunun kamuoyuna yansıması üzerine BDP, İHD ve MEYADER’den oluşan heyet yapmış olduğu incelemeleri kamuoyu ile paylaşmıştır. Heyetin yaptığı açıklamada; tüm çabalarına rağmen yetkililerin kendilerine aydınlatıcı herhangi bir bilgi vermedikleri, getirilen cenazelerin silahsız olduğu anlaşılmaktadır. Cenazelere ait fotoğrafları gören heyet üyeleri ve aileler insanlık dışı bir manzara ile karşılaştıklarını ifade etmişler;  cenazelerin paramparça olduğunu,  ve yandığını da eklemişlerdir.

Cenazelerin basın ve yayın kuruluşları aracılığıyla kamuoyuna yansıdığı kadarıyla PKK militanlarına ait olduğu anlaşılmaktadır. Gerek teşhiste bulunan aileler gerekse ilgili STK’lar tarafından yapılan açıklamalarda, yanık oldukları ve kurşun izi bulunmadığı belirtilmektedir.

Bu durum kimyasal silah kullanıldığı iddialarını güçlendirmektedir. İddialara rağmen basın yayın kuruluşlarının sessiz kalması Başbakanın talimatlarına ne kadar bağlı kaldıklarını da ortaya koymaktadır.

Yetkililer suskun, basın suskun, yargı suskun,..

Adeta yaşamını yitiren 24 insan değilmiş, Kimyasal silah kullanıldığı iddiası yokmuş gibi herkes suskun…

Bu uğursuz suskunluğun ülkeyi kaosa sürüklemek isteyenlere hizmet ettiği bilinmelidir.

13 Ocak 1993 tarihinde imzaya açılarak 29 Nisan 1997 tarihinde yürürlüğe giren

Kimyasal Silahların Geliştirilmesinin, Üretiminin, Stoklanmasının ve Kullanımının Yasaklanması ve Bunların imhası ile ilgili Sözleşme Türkiye tarafından 14 Ocak 1993’te imzalanmış ve 3 Mayıs 1997’de yürürlüğe girmiştir.

29 Nisan 1997’de yürürlüğe giren sözleşme ile kimyasal silahların kullanımı ve stoklanmasını tamamen yasaklamıştır.

Kimyasal Silahlar Sözleşmesinin 1’inci maddesinde taraf devletlerin yükümlülükleri belirtilmiştir:

1. Bu Sözleşmeye taraf olan Devletlerden her biri, hangi koşullar altında  olursa olsun, hiçbir zaman:

(a) Kimyasal silah geliştirmemeyi, üretmemeyi, bir başka şekilde elde etmemeyi, stoklamamayı, elde tutmamayı ve doğrudan doğruya veya dolaylı yoldan bir başkasına kimyasal silah devretmemeyi;

(b) Kimyasal silah kullanmamayı;

(c) Kimyasal silah kullanımı amacıyla herhangi bir askeri hazırlık içinde yer almamayı;

(d) Hiç kimseye, bu Sözleşme çerçevesinde bir Taraf Devlete yasaklanmış bulunan herhangi bir faaliyetle iştigal etmekte yardımcı olmamayı, bu yönde cesaret vermemeyi veya teşvik etmemeyi taahhüt eder.

2. Taraf Devletlerden her biri, sahip olduğu veya tasarrufunda bulunan veya yetki veya kontrol alanındaki herhangi bir yerde bulunan kimyasal silahları bu Sözleşme hükümlerine uygun olarak imha etmeyi taahhüt eder.

3. Taraf Devletlerden her biri, bir başka Taraf Devletin topraklarında terketmiş oldugu bütün kimyasal silahları bu Sözleşme hükümlerine uygun olarak imha etmeyi taahhüt eder.

4. Taraf Devletlerden her biri, sahip olduğu veya tasarrufunda bulunan veya yetki veya kontrol alanındaki herhangi bir yerde bulunan herhangi bir kimyasal silah üretim tesisini bu Sözleşme hükümlerine uygun olarak imha etmeyi taahhüt eder.

5. Taraf Devletlerden her biri, toplumsal olayları denetim altında tutmakta kullanılan gereçleri bir savaş yöntemi olarak kullanmamayı taahhüt eder.

Sözleşmeye göre Türkiye üstlendiği sorumluluğun gereğini yapmak zorundadır.

Bu nedenle aşağıdaki hususlarda hükümet kamuoyunu aydınlatmaktan kaçamaz.

Kimyasal silah stoku var mıdır?

Son operasyonlarda kullanıldı mı?

Otopsi raporları neden gizlenmektedir?

Otopsi raporlarında ölüm sebebi nedir?

Kimyasal silah kullanıldığına ilişkin bulgular araştırılmış mıdır?

Kimyasal silah bulgularının tespiti için kriminal inceleme yapılmamış ise yapmak için neden beklenmektedir?

Av. Meral DANIŞ BEŞTAŞ

BDP Hukuk ve İnsan Haklarından

Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı

Etiketler: ,

Çoğunluğu akademisyenlerden oluşan 700 kişilik bir grup, Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nün eski Bölüm Başkanı ve Siyaset Bilimi hocalarından Prof. Dr. Büşra Ersanlı‘nın Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) operasyonları kapsamında gözaltına alınmasını bir bildiri ile protesto etti.

28 Ekim’de gözaltına alınan Ersanlı’ya destek verenler arasında eski İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan, Prof. Dr. Cemal Kafadar, Ka-Der Başkanı Çiğdem Aydın, Prof. Dr.Fatmagül Berktay, Prof. Dr. Günay Göksu Özdoğan, Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Prof. Dr.İsenbige Togan, emekli Büyükelçi Temel İskit ve yazar Yaşar Kemal de var.

Kamuoyuna duyurulan metinde “Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın gözaltına alınması, Türkiye’nin, eşitlik, barış, sosyal adalet, akademik ve siyasi özgürlükler içinde, gerçek bir demokrasiye ulaşma çabalarına vurulmuş ağır bir darbedir” deniyor.

İlkel bir “düşünce suçu” zihniyeti

2009’dan bu yana 7748 kişinin gözaltına alındığı; 3895 kişinin “gelecekte dava tarihleri belirlenmeksizin” gözaltında tutulduğu KCK davasına Ersanlı’nın da dahil edilmesi nedeniyle hazırlanan imza metni şöyle:

“Türkiye’de ve uluslararası akademik çevrelerde yaptığı bilimsel ve toplumsal çalışmalarla tanınan Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nün eski Bölüm Başkanı ve Siyaset Bilimi hocalarından Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın da aralarında bulunduğu 70 kişinin daha “KCK” adı verilen operasyonlar kapsamında gözaltına alınması, hepimizde derin kaygılar yaratmıştır.”

“Sivil siyasetin önünün açılması, Türkiye’nin özlemini çektiği yeni anayasanın yapılması ve ülkede kalıcı bir barışın kurulması için, yıllardır canla başla çalışan ve bir süre önce Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Parti Meclisi ve Anayasa Komisyonu’nda görev alan Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın gözaltına alınması, demokrasi ve hukuk devletine inanan tüm kesimlerde ciddi infiale neden olmuştur.”

“Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın gözaltına alınması, Türkiye’nin, eşitlik, barış, sosyal adalet, akademik ve siyasi özgürlükler içinde, gerçek bir demokrasiye ulaşma çabalarına vurulmuş ağır bir darbedir.”

“Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın ve ülkemizde barış, demokratik hak ve özgürlükler mücadelesi veren gözaltında ya da tutuklu tüm sivil siyasetçilerin, akademisyenlerin, gazetecilerin acilen serbest bırakılmalarını talep ediyoruz. Ciddi ve somut kanıt olmadan, ilkel bir “düşünce suçu” zihniyetiyle insanların gözaltına alınması ve tutuklanması insan haklarına aykırıdır.”

Prof. Dr. Gençay Gürsoy bianet’e, “Ragıp Zarakolu ve Büşra Ersanlı’nın hiçbir kanıt sunulmadan gözaltına alınmaları gidişin vehametinin göstergesidir. Nereye kadar uzanacağı belli değil. BDP ile ilişkili olan herkesin gözaltına alınıp tutuklanması demokrasi mücadelesini sekteye uğratıyor; Türkiye’nin uluslar arası imajı ciddi şekilde zedeleniyor” dedi. (IC)

İmzacılar:

A. Ekber Doğan (Yard. Doç. Dr.) – A. Serkan Mercan – Abdullah Sezer (Yard. Doç. Dr.) – Adalet Dinamit – Adnan Çelik – Adnan Demir (Hukukçu) – Ahmet A. Sabancı – Ahmet Abakay – Ahmet Alış – Ahmet Altınel (Öğr. Gör) – Ahmet Atıl Aşıcı (Yard. Doç. Dr.) – Ahmet Beyaz (Yard. Doç. Dr.) – Ahmet Çakmak (Prof. Dr.) – Ahmet Demirel (Doç. Dr.) – Ahmet Dindar (Hukukçu) – Ahmet Ergenç – Ahmet Ergin (Hukukçu) – Ahmet Ersoy (Doç. Dr.) – Ahmet İçduygu (Prof. Dr.) – Ahmet İnsel (Prof. Dr.) – Ahmet İsvan – Ahmet Kardam – Ahmet Şahinöz (Prof. Dr.) – Ahmet Tonak (Prof. Dr.) – Akın Atalay (Hukukçu) – Akın Atauz – Akın Tek – Aksu Bora – Alev Özgüner – Ali Akay (Prof. Dr.) – Ali Baykal (Prof. Dr.) – Ali Bayramoğlu – Ali Kerem Saysel (Doç. Dr.) – Ali Nesin (Prof. Dr.) – Ali Osman Karababa (Prof. Dr.) – Ali Rıza Güngen – Ali Rıza Taşkale – Ali Şenalp – Alice vonBieberstein – Alpar Sevgen (Prof. Dr.) – Alper Akyüz (Yard. Doç. Dr.) – Alper Duman (Yard. Doç. Dr.) – Anıl Duman (Yard. Doç. Dr.) – Aram Dildar – Aran Arslan – Ariel Salzmann (Doç. Dr.) – Arif Ali Cangı (Hukukçu) – Arif Çağlar (Dr.) – Arzu Başaran – Arzu Gökçen – Arzu Öztürkmen (Prof. Dr.) – Asena Günal – Aslı Göksel (Doç. Dr.) – Aslı Odman – Aslı Tunç (Doç. Dr.) – Aslı Zengin – Aslı Gür – Asuman Susam – Ayça Alemdaroğlu (Dr.) – Ayça Çubukçu (Dr.) – Ayça Damgacı – Ayda Arel (Prof. Dr.) – Aydan Baktır – Aydan Gülerce (Prof. Dr.) – Aydın Arı – Aydın Bodur – Aydın Engin – Aydın Gelmez – Aydın Orak – Ayfer Hortaçsu (Yard. Doç. Dr.) – Ayhan Aktar (Prof. Dr.) – Ayhan Sol – Aykut Çoban (Prof. Dr.) – Ayla Zırh Gürsoy (Prof. Dr.) – Ayse Buğra (Prof. Dr.) – Ayşe Parla (Yard. Doç. Dr.) – Ayşecan Terzioğlu (Yard. Doç. Dr.) – Aysun Erol – Ayşe Akalın (Yard. Doç. Dr.) – Ayşe Akdeniz – Ayşe Ayata (Prof. Dr.) – Ayşe Berkman (Prof. Dr.) – Ayşe Betül Çelik (Doç. Dr.) – Ayşe Bilge Dicleli – Ayşe Durakbaşa (Prof. Dr.) – Ayşe Erzan (Prof. Dr.) – Ayşe Feyiman Takış – Ayşe Gökkan – Ayşe Gözen (Prof. Dr.) – Ayşe Gül Altınay (Dr.) – Ayşe Kadıoğlu (Prof. Dr.) – Ayşe Parla (Yard. Doç. Dr.) – Ayşe Savaşçı – Ayşe Semiha Baban – Ayşe Serdar (Dr.) – Ayşe Sözeri Cemal – Ayşegün Soysal (Dr.) – Ayşem Biriz Karaçay (Dr.) – Ayşen Candan – Ayşen Candaş (Yard. Doç. Dr.) – Ayşen Esin – Ayşen Uysal (Doç. Dr.) – Ayşenur Demirkale (Hukukçu) – Ayten Alkan (Doç. Dr.) – Aziz Çelik (Doç. Dr.)

B. Özgür Sarıoğlu (Prof. Dr.) – Bahar Bilgen Şen – Bahar Şahin Fırat – Baki Tezcan (Doç. Dr.) – Banu Can – Baran Doğan (Hukukçu) – Barış Özkul – Barış Ünlü (Dr.) – Barış Yapışkan (Yard. Doç. Dr.) – Baskın Oran (Prof. Dr.) – Başak Demir – Başak Erel – Başak Ertür – Batur Talu – Begüm Özkaynak (Doç. Dr.) – Behlül Çalışkan – Behzat Kocavardar – Bekir Ağırdır – Bengi Akbulut (Dr.) – Berk Esen – Berke Baş – Berna Güler Müftüoğlu (Yard. Doç. Dr.) – Berna Yazıcı (Yard. Doç. Dr.) – Berrak Karahoda – Beyza Üstün (Prof. Dr.) – Bilge Contepe – Bilgen Sütçüoğlu (Yard. Doç. Dr.) – Biriz Berksoy (Dr.) – Birol Dinçel – Birten Çelik (Yard. Doç. Dr.) – Burak Çelik (Dr.) – Burak Onaran (Yard. Doç. Dr.) – Burak Ülman (Dr.) – Burcu Özdemir – Burcu Yakut-Çakar (Dr.) – Burhan Şenatalar (Prof. Dr.) – Burhanettin Bulut – Bülent Duru – Bülent Özçelik

C. Burcu Kartal – Can Candan (Dr.) – Can Irmak Özinanır – Canan Balkır (Prof. Dr.) – Canan Kızılaltun – Cavidan Soykan – Cebrail Ötgün (Doç. Dr.) – Celal Üster – Cem Behar (Prof. Dr.) – Cemal Kafadar (Prof. Dr.) – Cemal Taş – Cemil Boyraz – Cemil Gündoğan – Cengiz Aktar (Dr.) – Cengiz Algan – Cengiz Arın (Dr.) – Cengiz Çandar – Cenk Erdil (Yard. Doç. Dr.) – Cenk Saraçoğlu (Yard. Doç. Dr.) – Cenk Yiğiter – Ceren Belge (Dr.) – Ceren Özselçuk (Yard. Doç. Dr.) – Cevat Demir (Prof. Dr.) – Cevza Sevgen (Prof. Dr.) – Ceyda Can – Christoph K. Neumann (Prof. Dr.) – Cihan Taylan Akdağ (Dr.) – Claire Copeaux – Coşkun Özdemir (Prof Dr.)

Çağatay Topal (Yard. Doç. Dr.) – ÇağrıYoltar – Çağlar Dölek – Çavlan Erengezgin – Çiğdem Aydın – Çiğdem Kafesçioğlu (Doç. Dr.) – Çiğdem Mater – Deniz Ali Gür – Deniz Ateşok – Deniz Erben – Deniz Gündüz (Dr.) – Deniz Yonucu – Deniz Yükseker (Doç.) – Derin Terzioğlu (Yard. Doç. Dr.) – Derya Kömürcü (Dr.) – Derya Özkaya – Didem Danış (Doç. Dr.) – Dilan Okçuoğlu – Dilara Demir – Dilara Kahyaoğlu – Dilek Çınar (Doç. Dr.) – Dilek Üzümcüler – Doğan Bermek

Ebru Avcı – Ebru Kayaalp (Yard. Doç. Dr.) – Ebru Oğurlu – Ece Öztan (Dr.) – Elçin Aktoprak (Yard. Doç. Dr.) – Elçin Arabacı – Elçin Macar (Doç. Dr.) – Elem Çiçek – Elif Andaç (Yard. Doç. Dr.) – Elif Bali – Elif Candan – Elif Çağış – Elif Daldeniz (Yard. Doç. Dr.) – Elif Kaba – Elvan Aksen – Emel Ataktürk (Hukukçu) – Emin Alper (Dr.) – Emine Ortakkaya – Emine Uşaklıgil – Emrah Cengiz – Emrah Çınar – Emrah Özen – Emre Bayındır – Engin Emre Değer – Engin Kılıç – Engin Sarı (Yard. Doç. Dr.) – Ercan Kanar (Hukukçu) – Erdal Doğan (Hukukçu) – Erdal İşbir – Erdal Karayazgan – Erdal Yavuz (Prof. Dr.) – Ergun Aydınoğlu (Doç. Dr.) – Ergün Özgür – Erhan Doğan (Yard. Doç. Dr.) – Erhan Keleşoğlu (Yard. Doç. Dr.) – Erkan Doğan (Yard. Doç. Dr.) – Erol Katırcıoğlu (Prof. Dr.) – Erol Köroğlu (Yard. Doç. Dr.) – Erol Memiş (Hukukçu) – Ersan Demiralp (Prof. Dr.) – Ersin Salman – Ersin Vedat Elgür – Esen Aslandoğan (Öğr. üyesi) – Esin Düzel – Esin Gülsen – Esra Çiftçi – Esra Danacıoğlu Tamur (Prof. Dr.) – Esra Demir Gürsel – Esra Mungan (Yard. Doç. Dr.) – Esra Salmanlı (Hukukçu) – Ester Ruben (Doç. Dr.) – Eşref Eşkinat (Prof. Dr.) – Etienne Copeaux – Evren Balta Paker – Evren Paydak (Hukukçu) – Eylem Özdemir (Dr.) – Eylem Tek

F. Hilal Lüleci – Fahri Aral – Faruk Alpkaya (Dr.) – Fatma Elif Koru (Hukukçu) – Fatma Gök (Prof. Dr.) – Fatma Hoşgör (Hukukçu) – Fatma Ülgen (Yard. Doç. Dr.) – Fatmagül Berktay (Prof. Dr.) – Fehim Caculi – Ferda Keskin (Doç. Dr.) – Ferdan Ergut (Doç. Dr.) – Ferhat Kentel (Doç. Dr.) – Ferhat Taylan – Ferhunde Özbay (Prof. Dr.) – Ferit Öztürk (Doç. Dr.) – Fethi Açıkel, (Doç. Dr.) – Fethiye Çetin (Hukukçu) – Fırat Söyle (Hukukçu) – Fikret Adaman (Prof. Dr.) – Filiz Gazi – Filiz Kardam (Doç. Dr.) – Filiz Kerestecioğlu – Firuz Kutal – Fuat Keyman (Prof. Dr.) – Fulya Atacan (Prof. Dr.) – Funda Şenol Cantek (Doç. Dr.) – Füsun Üstel (Prof. Dr.)

G. Gürkan Öztan (Yard. Doç. Dr.) – Galip Yalman (Doç. Dr.) – Garo Paylan – Gençay Gürsoy (Prof. Dr.) – Gökçen Alpkaya (Doç. Dr.) – Gökçer Özgür (Dr.) – Gökhan Atılgan (Doç. Dr.) – Gökhan Erdoğan – Göksel N. Demirer (Prof. Dr.) – Gönül Dinçer – Göze Orhon – Güçlü Ateşoğlu – Güçlü Tülüveli (Yard. Doç. Dr.) – Gül Tokay – Gül Yılmaz – Gülay Kılıçaslan – Gülay Toksöz (Prof. Dr.) – Gülay Yılmaz (Dr.) – Güler Okman Fişek (Prof. Dr.) – Gülhan Balsoy (Dr.) – Gülhan Türkay (Prof. Dr.) – Gülseren Adaklı (Doç. Dr.) – Gülseren Onanç – Gülseren Yoleri (Hukukçu) – Gülten Kaya – Günay Göksu Özdoğan (Prof. Dr.) – Güneş Murat Tezcur (Doç. Dr.) – Günizi Kartal (Yard. Doç. Dr.) – Günseli Kaya – Gürel Tüzün – Gürhan Ertür – Gürol Irzık (Prof. Dr.) – Güventürk Görgülü

H. Akın Ünver (Dr.) – H. Ege Özen – H. Neşe Özgen (Prof. Dr.) – Hacer Ansal (Prof. Dr.) – Hakan Arslan – Hakan Doğruöz – Hakan Güneş (Yard. Doç. Dr.) – Hakan Mıhcı (Doç. Dr.) – Haldun Gülalp (Prof. Dr.) – Haldun Sural – Hale Soygazi – Halil Berktay (Doç. Dr.) – Handan Durgut – Hanifi Barış (Hukukçu) – Hasan Hüseyin Aksoy (Doç. Dr.) – Hasan Hüseyin Evin (Hukukçu) – Hasan Metehan Özkan – Haydar Topay (Hukukçu) – Helin Sarı Ertem (Dr.) – Hidayet Şefkatli Tuksal – Huricihan İslamoğlu (Prof. Dr.) – Hülya Canbakal – Hülya Gülbahar (Hukukçu) – Hülya Kirmanoğlu (Prof. Dr.) – Hüseyin Aydın (Hukukçu) – Hüseyin Çakır – Hüseyin Gürbüz – Hüseyin Yener Erköse

I. Ercan Alp (Prof. Dr.) – Işıl Çakan Hacıibrahimoğlu (Doç. Dr.) – Işıl Çelimli – Işıl Ünal – Işın Kılıçaslan (Prof. Dr.) – Işıtan Gündüz

İbrahim Betil – İbrahim Kuran – İbrahim Mazlum (Yard. Doç. Dr.) – İbrahim Ö. Kaboğlu (Prof. Dr.) – İhsan Bilgin (Prof. Dr.) – İhsan Ercan Sadi – İlhami Alkan Olsson (Yard. Doç. Dr.) – İlhan Tekeli (Prof. Dr.) – İlke Şanlıer Yüksel (Yard. Doç. Dr.) – İlker Aktükün (Yard. Doç. Dr.) – İlker Birbil (Doç. Dr.) – İnci Kerestecioğlu (Doç. Dr.) – İpek Çalışlar – İrfan Eroğlu – İrvin Cemil Schick (Dr.) – İsenbige Togan (Prof. Dr.) – İsmet Akça (Yard. Doç. Dr.) – İzzettin Önder (Prof. Dr.)

Jennifer Sertel – JF Pérouse – Juan Cordido – Jülide Aral – Jülide Kural

K. Mehmet Kentel – Kaan Ağartan (Dr.) – Kadri Salaz – Kahraman Şakul (Dr.) – Kamil Tekin Sürek (Hukukçu) – Kasım Yeter – Kemal İnal (Doç. Dr.) – Kemal Kirişci (Prof. Dr.) – Kerem Eksen (Yard. Doç. Dr.) – Kızbes Aydın – Kıvanç Ersoy (Yard. Doç. Dr.) – Kıymet Çelik ( Dr.) – Koray Çalışkan – Kuban Altınel (Prof. Dr.) – Kumru Toktamış (Dr.) – Kurtar Tanyılmaz (Yard. Doç. Dr.) – Kutluğ Ataman – Kuvvet Lordoğlu (Prof. Dr.) – L. Doğan Tılıç (Doç. Dr.) – Lamia Gülçur (Dr.) – Levent Cantek (Dr.) – Leyla Gören Sümer (Prof. Dr.) – Leyla Neyzi (Prof. Dr.) – Leyla Şimşek Rathke – Liaisan Şahin

M. Akif Ateş – M. Asım Karaömerlioğlu (Doç. Dr.) – M. Hakan Koçak (Yard. Doç. Dr.) – M. Türker Armaner (Doç. Dr.) – Mahir Dönmezer (Dr.) – Mahmut Hortaçsu (Prof. Dr.) – Maya Arakon (Yard. Doç. Dr.) – Mehmet Barış Gümüşbaş (Yard. Doç. Dr.) – Mehmet Barış Kuymulu – Mehmet Berk Balçık (Dr.) – Mehmet Çetin – Mehmet Fatih Uslu (Yard. Doç. Dr.) – Mehmet Kartal – Mehmet Rauf Kesici (Yard. Doç. Dr.) – Mehmet Türkay (Prof. Dr.) – Mehmet Ural – Mehmet Zaman Saçlıoğlu (Prof. Dr.) – Mehtap Tosun – Melek Ulagay – Melih Ersoy (Prof. Dr.) – Meltem Kayıran (Yard. Doç. Dr.) – Meltem Toksöz (Yard. Doç. Dr.) – Meltem Türköz (Yard. Doç. Dr.) – Meral Demirel (Yard. Doç. Dr.) – Mert Arslanalp – Mert Bertan Avcı – Mesut Varlık – Mesut Yeğen (Prof. Dr.) – Mete Pamir (Dr.) – Mete Tunçay (Prof. Dr.) – Metin Özuğurlu (Doç. Dr.) – Michael Lowy (Prof. Dr.) – Mine Çerçi – Mine Eder (Prof. Dr.) – Mithat Sancar (Prof. Dr.) – Muhittin Tolga Özsağlam (Dr.) – Murat Akan (Yard. Doç. Dr.) – Murat Belge (Prof. Dr.) – Murat Birdal (Doç. Dr.) – Murat Cemal Yalçıntan (Doç. Dr.) – Murat Çelikkan – Murat Koyuncu (Yard. Doç.) – Murat Paker (Yard. Doç. Dr.) – Murat Yüksel (Yard. Doç. Dr.) – Mustafa Akgün (Prof. Dr.) – Mustafa Çapar – Mustafa Kemal Coşkun (Yard. Doç. Dr.) – Mustafa Noyan Arat, – Mustafa Sütlaş (Dr.) – Müge Karalom (Hukukçu)

Naciye Demir (Hukukçu) – Nadire Mater – Narınç Ataman – Nazan Aksoy (Prof. Dr.) – Nebahat Akkoç – Necati Özkan – Necmiye Alpay – Nesim Şeker (Yard. Doç. Dr.) – Neslihan Serap Şengör (Doç. Dr.) – Neslihan Tezel (Hukukçu) – Nesrin Sungur (Prof. Dr.) – Nesrin Uçarlar (Dr.) – Neşe Yıldıran (Yard. Doç. Dr.) – Neşecan Balkan (Dr.) – Nevra Necipoğlu (Prof. Dr.) – Nevzat Süer Sezgin – Nihal İncioğlu (Prof. Dr.) – Nihal Koldaş – Nihal Saban (Prof. Dr.) – Nihat Koçyiğit – Nil Mutluer (Öğr. Gör.) – Nilay Etiler (Doç. Dr.) – Nilay Özlü – Nilgün Toker (Prof. Dr.) – Nisan Kuyucu – Noemi Levy-Aksu (Yard. Doç. Dr.) – Nora Şeni – Nur Bekata Mardin (Öğr. Gör. Emekli) – Nuran Terzioğlu – Nuray Ergüneş (Yard. Doç. Dr.) – Nuray Mert (Doç. Dr.) – Nuray Sancar (Dr.) – Nurcan Baysal – Nurcan Özkaplan (Prof. Dr.) – Nurdan Arca – Nurhan Davutyan (Prof. Dr.) – Nurhan Yentürk (Prof. Dr.) – Nurhan Zakaryan – Nurşen Gök – Nurşen Gürboğa (Dr.) – Nüket Esen (Prof. Dr.) – Nüket Kardam (Prof. Dr.)

Oğuz Arıcı (Yard. Doç. Dr.) – Oktay Kocaman (Hukukçu) – Oktay Uygun (Prof. Dr.) – Olcay Akyıldız – Olgun Akbulut (Yard. Doç. Dr.) – Onur Hamzaoğlu (Prof. Dr.) – Oral Çalışlar – Orhan Silier – Osman Kavala – Osman Köker – Osman Küçükosmanoğlu (Prof. Dr.) – Oya Baydar – Oya Dağlar Macar (Doç. Dr.) – Oya Eksen – Oya Köymen (Prof. Dr.) – Ozan Erözden (Doç. Dr.)

Öget Öktem Tanör (Prof. Dr.) – Ömer Altan – Ömer Güven (Hukukçu) – Ömer Laçiner – Ömer Turan (Öğr. Gör.) – Ömer Turan – Önder Küçükural – Özden Zeynep Oktav – Özge Özdüzen – Özgür Adadağ (Yard. Doç. Dr.) – Özgür Burçak Gürsoy – Özgür Mehmet Kütküt – Özgür Müftüoğlu (Dr.) – Özgür Sevgi Göral (Hukukçu) – Özlem Albayrak (Dr.) – Özlem Barsgan – Özlem Beyarslan (Yard. Doç.) – Özlem Köksal – Özlem Özkan (Doç. Dr.) – Öznur Şahin

Pelin Ünsal – Pınar Akkuş – Pınar Bedirhanoğlu (Doç. Dr.) – Pınar İlkkaracan – Pınar Kür – Pınar Uyan (Yard. Doç. Dr.) – Pınar Yolum (Doç. Dr.)

Raşit Bilgin (Yard. Doç. Dr.) – Rauf Kösemen – Remzi Altunpolat – Reşit Canbeyli (Prof. Dr.) – ReyanTuvi – Reyda Ergün (Dr.) – Reyhan Yalçındağ (Hukukçu) – Rezzan İlke Mordeniz – Rezzan Tuncay (Prof. Dr.)

Saadet Becerikli – Saffet Rüştü Tekin – Saliha Paker (Prof. Dr.) – Sami Evren – Samim Akgönül (Prof. Dr.) – Sandrine Bertaux (Öğr.Gör.) – Sanlı Ateş (Yard. Doç. Dr.) – Savaş Karataşlı – Sebahattin Çurmit – Seçkin Özsoy (Yard. Doç. Dr.) – Seda Altuğ (Dr.) – Seda Salihoğlu – Sedat Şenoğlu – Sedat Yağcıoğlu – Sefa Feza Arslan (Doç. Dr.) – Selcan Kaynak (Yard. Doç. Dr.) – Selçuk Dursun (Dr.) – Selçuk Esenbel (Prof. Dr.) – Selim Deringil (Prof. Dr.) – Selim Mahmutoğlu – Selim Temo (Yard. Doç. Dr.) – Selin Kaner – Selin Pelek – Selma Acuner – Sema Bayraktar (Yard. Doç.) – Sema Semih – Semra Cerit Mazlum (Doç. Dr.) – Senem Aslan (Yard. Doç.) – Serap Güre – Serdar Altok (Yard. Doç. Dr.) – Serdar M. Değirmencioğlu (Prof. Dr.) – Serdar Tekin – Sergender Sezer (Dr.) – Serpil Güvenç – Serpil Hazar (Prof. Dr.) – Serpil Sancar (Prof. Dr.) – Serra Müderrisoğlu (Doç. Dr.) – Seval Gülen (Araş. Gör.) – Seval Kul (Yard. Doç. Dr.) – Sevda Köksoy Küey (Hukukçu) – Sevengül Sönmez – Sevgi Adak – Sevgi Alpsen Binbir (Hukukçu) – Sevgi Uçan Çubukçu (Doç. Dr.) – Sevilay Çelenk (Doç. Dr.) – Sevim Özdemir – Sevinç Altan – Sevinç Mıhçı (Doç. Dr.) – Seyhan Atak – Sezai Temelli (Yard. Doç. Dr.) – Sezgi Durgun (Dr.) – Shelly Rothsch – Sırma Evcan – Sibel Ercan – Sibel Irzık (Prof. Dr.) – Sibel Özbudun (Doç. Dr.) – Sibel Yalın – Sibel Yardımcı (Yard. Doç. Dr.) – Sima Aprahamian (Dr.) – Sinan Evcan (Yard. Doç. Dr.) – Sinan Yıldırmaz (Dr.) – Soli Özel – Stefo Benlisoy – Su Esmen – Suavi Aydın (Prof. Dr.) – Süha Oğuzertem (Dr.) – Süha Uysal

Şadi Ozansü (Dr.) – Şahika Yüksel (Prof. Dr.) – Şanar Yurdatapan – Şehbal Şenyurt – Şemsa Özar (Prof. Dr.) – Şenay Özden (Yard. Doç. Dr.) – Şeref Kavak – Şerif Derince – Şerife Geniş (Yard. Doç. Dr.) – Şirin Mine Kılıç – Şirin Tekeli (Doç. Dr.) – Şükran Gölbaşı (Dr.) – Şükrü Aslan (Dr.)

T. Sabri Öncü (Dr.) – Tahsin Yeşildere (Prof. Dr.) – Taner Akçam (Prof. Dr.) – Taner Timur (Prof. Dr.) – Tanıl Bora – Tansel Korkmaz (Doç. Dr.) – Tansu Açık (Doç. Dr.) – Temel Demirer – Temel İskit – Teoman Pamukçu (Doç. Dr.) – Tezcan Durna – Tora Pekin (Hukukçu) – Tuba Çandar – Tuba Demirci (Yard. Doç. Dr.) – Tuğba Yıldırım – Tuğçe Kayaal – Tuğrul Paşaoğlu – Tulin Semayiş – Tuna Kuyucu (Yard. Doç. Dr.) – Turgut Tarhanlı (Prof. Dr.) – Tülay Ateş (Hukukçu) – Tülay Taşyar – Tülin Ural (Dr.)

U. Deniz Tuna (Hukukçu) – Uğur Hüküm – Uğur Kocabaşoğlu (Prof. Dr.) – Umut Aydın (Yard. Doç. Dr.) – Umut Azak (Yard. Doç. Dr.) – Umut Bozkurt (Dr.) – Umut Özkırımlı (Prof. Dr.) – Umut Tümay Arslan (Dr.) – Ülkü Zümray Kutlu – Ümit Cizre (Prof. Dr.) – Ümit Kıvanç – Ümit Şahin (Dr.) – Ünal Ertan (Doç. Dr.) – Üner Eyüboğlu

Vangelis Kechriotis (Yard. Doç. Dr.) – Vedat Türkali – Veli Deniz (Prof. Dr.) – Veli Polat (Doç. Dr.) – Viki Ciprut – Vildan Yirmibeşoğlu (Hukukçu) – Vilma Kuyumcuyan – Volkan Aytar – Volkan Gül

Y. Doğan Çetinkaya (Dr.) – Yahya M. Madra (Dr.) – Yalçın Armağan (Dr.) – Yaprak Zihnioğlu – Yasemin Aydın – Yasin Ceylan (Prof. Dr.) – Yaşar Kemal – Yavuz Aykan – Yelda Yücel (Yard. Doç. Dr.) – Yeşeren Eliçin (Doç. Dr.) – Yeşim Bayar (Dr.) – Yeşim Edis Şahin (Prof. Dr.) – Yeşim M. Atamer (Doç. Dr.) – Yeşim Yasin – Yıldırım Şahin – Yıldırım Şentürk (Yard. Doç. Dr.) – Yıldırım Türker – Yıldız Göney – Yıldız İmrek (Hukukçu) – Yıldız Ramazanoğlu – Yücel Demirer (Doç. Dr.) – Yücel Sayman (Prof. Dr.) – Yüksel Selek – Yüksel Taşkın (Doç. Dr.)

Zehra Yılmaz – Zerrin Bayındır – Zerrin Kurtoğlu Şahin (Doç. Dr.) – Zeynep Ergun (Prof. Dr.) – Zeynep Gambetti (Doç. Dr.) – Zeynep Kadirbeyoğlu (Yard. Doç) – Zeynep Oral – Zeynep Tanbay – Zeynep Uysal (Yard. Doç. Dr.) (HK)

Depremin ilk günü Van’da gönüllü olarak çalışmaya başlayan, İstanbul’da okuyan bir üniversite öğrencisi, bir haftalık gözlemlerini bizimle paylaştı:

MENGENE ETKİSİ

Resmi rakamlara göre 605 ölü,5000’e yakın yaralı 90’ın üzerinde çökmüş ve hasar görmüş binlerce bina var. Enkaz kaldırma çalışmaları bitirildi sayılır ancak enkaz altında hala çok fazla cenaze olduğunu biliyoruz. İstatistiklere boğulup soruna matematiksel yaklaşmak tercihim değil, dolayısıyla olayın perde arkasına bakmalı. Depreme ve depremin götürdüklerine dair iki yaklaşım var. Bunlardan birincisi:

  • Söz Konusu İktidar İse Gerisi Teferruattır

Yaklaşımın sahibi iktidar partisi AKP. Depremin olduğu gün öğlen saatleriydi ve tüm gün başbakan deprem bölgesi Van’a uğramadı. Başbakan bir gün sonra Van’ın içersinden geçip Van merkeze hiç uğramadan kendi belediyesi olan Erciş’e geçti ve samimiyetsiz oluşu her halinden belliydi Geldi, gövde gösterisi yaptı ve gitti. Bu bir mesajdı başbakan bunu hep yapıyordu, Antalya örneğini biliyoruz. Van merkezinin bu mesajı anlaması gerekiyordu,’’siz cezalısınız kendi başınızın çaresine bakın.’’Van merkezdeki yıkım Erciş kadar ağır değildi; merkezde toplam 7 bina çökmüş ancak yüzlerce bina ağır hasar gördüğü için oturulamayacak durumdaydı. Buna rağmen Erciş’te yaralar Van merkeze göre çok hızlı sarılıyordu, çadırlar dağıtılıyor, şehirde yağmalamanın önüne geçmek için kolluk kuvvetleri görevlendirilmişti. Van’da çadır dağıtımı yoktu, yağmalama vardı ve kolluk kuvvetleri kamu kurumlarına konuşlandırılmıştı.

Neydi o halde fark?

Van Belediyesi kriz merkezinde bir gün telefonlara baktım, yardım taleplerini yönlendiriyordum, bir kadın aradı. Aramızdaki diyalog  şuydu:

Kadın:  Kar yağıyor,çocuklarım dışarıda her şeyim var ve sizden sadece çadır istiyorum.

Ben:  Battaniye ve gıdayı hemen adresinize yollayalım ancak bizde çadır yok Valilik ya da Kızılay’dan talep edin onlarda var.

Kadın: İstedim ,onlar bana ‘’git kime oy verdiysen onlar sana çadır versin’’dediler,artık ben onlardan bir şey istemem.

     Artık farkı bulmuştum; Erciş AKP Belediyesi, Van BDP Belediyesi. AKP depreme bile iktidar hırsıyla yaklaşabilecek kadar vicdani erozyona uğramıştı. Ceza veriyordu Van halkına; Siz bana belediyeyi vermezsiniz ve üstüne 4 tane de milletvekili BDP’ye verirsiniz demek o halde ne haliniz varsa görün diyordu. Bu farkı Erciş’te bile görebiliyorduk, BDP’ye oy veren mahallelerde halkın durumu Van merkez halkından farksızdı. AKP iktidarı öç alma olarak bakıyordu depremin sonucuna. Öyle ki yardımları kendi tekeline almak istiyordu. Örneğin, depremin ilk saatlerinden sonra bölgeye gitmek isteyen Alman kurtarma ekibini ülkeye almamış, üniversite öğrencilerinin yolladığı yardımları kendi kamyonlarıyla dağıtımını dayatmış, aksi halde yardımlarına el koyulacağı tehdidinde bulunacak kadar aciz duruma düşülmüştü. Yaptığı bir sonraki seçim dönemi hazırlığıydı ve aslında kendisini bölgeden tamamen silecek bir hamleyi attığının farkında olamayacak kadar gözünü karartmıştı. Belki de gözden çıkartmıştı Kürtleri.

  • Ölenler İnsandı Ve Fark Gözetmek Söz Konusu Olamazdı

Bu yaklaşımın sahibi BDP idi. Van merkeze, köylere, Erciş’e her yere yetişmeye çalışıyordu. Bunun en iyi örneği Van Belediye başkanı Bekir KAYA’nın koordineli çalışma adına randevu talep ettiği Valilik ve yardım için gittiği İL AFET KOORDİNASYON merkezidir. Ancak valilik randevu vermedi ve İl Afet Koordinasyon merkezi de Van belediye başkanını kurumun kapısından içeri almadı. İstenilen Erciş’te olduğu gibi yaraların bir an önce sarılmasıydı. Çünkü bir taraftan BDP belediyeleri diğer taraftan valilik ve Kızılay koordineli hareket etmeseler de Erciş’i toparlıyorlardı. Van’da da istenen buydu birlikte hareket edip yaraları sarmak. Nihayetinde olmadı; koordinasyon sağlanamadı, bu da yetmezmiş gibi yağmalama diye bir şey ortaya çıktı. Bundan da bahsetmek gerekli çünkü merkez medya Van halkını yamyamvari gösteriyor. Yağmalama işini Van’da yapan bir çete. Sayıları 200’yakın. İktidar ile ortak çalışıyorlar çünkü eğer kötü olan bir şeyi gücün olduğu halde engellemiyorsan suça ortaksındır. İktidar suça ortaktır. Yağmalamayı yapan hep aynı kişilerdi, aynı yüzler ,bunları polislerin kışkırttığı halk arasında dilden dile dolaşıyordu. Tekrarlamak gerekiyor yağmayı yapanlar Van halkı değildi. Zaten ortada bir halk yağması olsa, içinde sahibi bile olmayan marketlerin, bakkalların yağmalanması gerekirdi.

Neden mi?

Van’da iki gerilla çıkan çatışmada yaşamını yitirmişti ve cenaze töreni vardı. Halk cenazeye aktı bir grup hariç evet tahmin ettiğiniz o 200 kişilik yağmacı gruptu kalanlar sadece. Halk açlığa, ölümlere, soğukta kalan çocuklarına rağmen olağanca gücüyle sahiplenmeye çalışırken gerilla çocuklarını, geride sadece o deccal suratlı insanlar kalmıştı yağmalama için. Valilik hiç bir şey yapmıyordu tüm bu olanlar için,kendisinden yardım talep edenlere biber gazı sıkmak dışında. Ve gülüyordu bıyık altından keyiflene keyiflene. Halk bir taraftan depremin götürdüklerine ağlıyordu, diğer taraftan yıllardır  süren savaşta yitirdiği evlatlarına.

Ekim ayında yaşadıkları mengene etkisi yapmıştı bu halka…

Etiketler:

BASNA VE KAMUOYUNA

30.10.2011

Yine KCK maskesiyle 28 Ekim’de siyasetçiler, akademisyen ve yayıncılarında içinde bulunduğu farklı illerde yüzlerce kişi gözaltına alındı. Gözaltı dönemlerinde kısmen basında ve kamuoyunda tartışılan KCK operasyonları kısa bir süre sonra unutuluyor, unutturuluyor. Bu operasyonlardan en büyük oranda partimiz genel olarak ta muhalif olan herkes her kesimin hedeflendiği de artık bir sır değildir.

Çok büyük bir lütufmuş gibi 1990’lara dönüş olmayacak diyenler, gözaltı, tutuklama ve dava sayılarının 1980 askeri darbesindeki sayıları da  aştığını gizleme çabası içindedirler.

Öyle bir gözaltı ve tutuklama fırtınası yaşanmaktadır ki komisyonumuz gözaltı ve tutuklama sayılarını tespit etmekte zorlanmaktadır.

4 Eylül’de yapılan kongreden sonra 20 Kişilik Merkez Yürütme Kurulumuzdan 3 kişi tutuklandı, MYK üyemiz Mustafa AVCI hala gözaltında.

14 Belediye başkanımız tutuklu.

10 eski belediye başkanı tutuklu.

Milletvekillerimizin tutukluluğu devam ettiriliyor. Listeyi arttırmadan belirtmek isteriz ki hakkında dava açılmayan tek bir belediye başkanı, belediye meclis üyesi, il başkanı, ilçe başkanı….yoktur. Hepsine ayrı ayrı yüzlerce yıllık cezalar istenmektedir.

Son olarak aralarında Parti Meclisi ve Anayasa Komisyonu üyemiz Prof.Dr Büşra Ersanlı, MYK üyemiz Mustafa AVCI ve yayıncı Ragıp Zarakolu’nun da olduğu 41 kişi gözaltına alındı.

Ve durmaksızın devam eden bu operasyonların KCK değil BDP operasyonları olduğunu, muhalifleri susturma, tasfiye etme operasyonları olduğunu anlatmak için başka bir veriye gerek var mı?

Partimize yönelik saldırılar sadece gözaltılar ve tutuklamalarla da sınırlı değil;

Başbakan konuştukça il binalarımıza saldırılar oluyor,

Başbakan konuştukça ilçe binalarımıza saldırılar oluyor,

Başbakan konuştukça milletvekillerimize gaz sıkılıyor,

Başbakan konuştukça milletvekillerimiz darp ediliyor,

Başbakan konuşuyor Eş başkanımızın üzerine TOMA yürüyor…

Daha dün milletvekillerimiz Ayla Akat Ata ve Demir Çelik kameralar önünde polisler tarafından darp edildiler.

Partimize ve partililerimize saldıranların her türden muafiyeti bulunuyor. Onlara suç işleme serbestisi tanınıyor;

YSK vetoları sırasında İbrahim Oruç’u öldürenler yargılanmıyor…

Aydın Erdem’i öldürenler aklanıyor…

Milletvekillerine saldıranlar, milletvekiline ben devletim diyenler yargılanmıyor, il, ilçe, belde binalarımıza saldıran, yakmaya teşebbüs edenler yargılanmıyor…

Ama BDP’liler, hangi titre sahip olursa olsun, hangi görevde olursa olsun iktidara en ufak muhalefette bulunanlar her gün her saat yargılanıyor ve ceza alıyor…

Hukuk devletinin temeli sayılan ilkelerden biri her kesin kanun önünde eşit olduğudur.

Var mı bu tablo da eşitlik…

Konuşanların ceza aldığı, öldürenlerin cezasız kaldığı bir tabloda eşitlik ve adalet olduğunu kim söyleyebilir…

Partimize yönelik yakalamalar, tutuklamalar  ve bütün  ihlaller, tek elden yönetilmektedir.

AKP’nin gerçek ajandası başta partimiz olmak üzere kendisine muhalefet eden her kesimi susturarak yoluna devam etmektir. Çünkü KCK kisvesiyle yapılan tutuklamalarda amaçlanan AKP’nin maskesini indirenlerin susturulması, etkisiz hale getirilmesidir. Asit kuyularını ortaya çıkarmakla övünenler tüm ülkeyi cezaevine dönüştürmek hedefindedirler.

“Artık Kürt vatandaşlarımızın anneleri, Aydınlar, sanatçılar sesini yükseltmelidir..

Susmak onaylamaktır.

Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.

Daha adil, daha yaşanılabilir, daha güvenli bir dünya düzeni için bireyler gibi devletler de işledikleri cinayet suçlarının bedelini ödemek durumundadır.

Meşru talepleri gayrı meşru yöntemlerle, güç kullanarak bastırmaya çalışanlar, adaleti erteleyenler bugün değilse yarın büyük bir yanılgı içinde olduklarını anlayacaklardır.

İnsan onuru her türlü siyasi rejim ya da güvenlik tartışmasının üstünden bir etki yapacağını göstermiştir

Halklarımızın meşru taleplerini; mutlaka ama mutlaka meşru yollarla ve meşru yöntemlerle karşılamaya mecburuz.

Halka gözünü gönlünü kapayan yönetimler uzun ömürlü olamaz.”

Bu cümleler Başbakan’a ait. Başbakan’a kendi ülkesi dışında sarf ettiği sözleri hatırlatarak milyonlarca insan aynı talebi haykırıyorsa hiçbir hukuk sistemi, yargılama, cezalandırma, tutuklamalar sorunu çözemez diyoruz. Yaratmaya çalıştığınız korku imparatorluğunun hiçbir hükmü yoktur. Haksızlığa, adaletsizliğe, hukuksuzluğa alışılmaz, kabul edilmez. Halkın meşru taleplerini karşılamak zorundasınız. Aksi halde iktidarınız uzun ömürlü olmaz.

Kamuoyunu bu adaletsizliğe karşı durmaya,  bizimle birlikte dur demeye çağırıyoruz.

Av.Meral Danış BEŞTAŞ

BDP Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Başkan Yardımcısı

BASINA VE KAMUOYUNA

30 Ekim 2011

Ülkemizde ne yazık ki her gün yeni can kayıplarına yol açan çatışma ve şiddet olayları hızından bir şey kaybetmeden devam ediyor.

Dün Bingöl’de meydana gelen patlamada maalesef yine üç sivil yurttaşımızı kaybettik. Çok sayıda vatandaşımız da yaralandı.

Öncelikli olarak patlamada hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve acılı halkımıza başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Yaşamını yitiren yurttaşlarımızın ailelerinin ve yakınlarının acısını yürekten paylaşıyoruz.

İnsan yaşamını sona erdirmeye yönelik hiç bir şiddet eylemini bugüne kadar tasvip etmedik, bundan sonra da tasvip etmeyeceğiz.

Kimden gelirse gelsin sivil yurttaşlarımızın zarar görmesine, insan yaşamının sona ermesine neden olan çatışmaların ve şiddet eylemlerinin karşısında olmaya, ısrarla barışı savunmaya devam edeceğiz.

Bingöl’de yaşanan patlamanın meydana geliş biçimi ve kim ya da kimler tarafından nasıl gerçekleştirildiği bütün boyutlarıyla araştırılarak, soru işaretlerine meydan bırakılmadan kamuoyuna açıklanmalıdır.

Barış ve Demokrasi Partisi olarak bir kez daha üzüntülerimizi ve taziye dileklerimizi paylaşıyor, bu tür olayların ve yaşanan can kayıplarının son bulması, ülkemizde barış ve demokrasinin hâkim olması için mücadelemizi kararlı bir biçimde sürdüreceğimizi belirtiyoruz.

Selahattin DEMİRTAŞ Gültan KIŞANAK

BDP Eş Genel Başkanı BDP Eş Genel Başkanı

23 Ekim 2011  Pazar günü, saat 13:41’de merkez üssü Van Tabanlı Köyü olan 7,2 büyüklüğünde şiddetli bir deprem meydana geldi. Deprem 25 saniye sürdü. Son 12 yılın en büyük depremi 15 kentte hissedildi. Deprem Diyarbakır, Batman, Şırnak, Muş, Erzurum, Bingöl, Bitlis, Siirt, Mardin ile Federal Kürdistan Bölgesi’nin Duhok ve çevre yerleşim birimlerinde de hissedildi. Depremin en yıkıcı etkisi Erciş’te yaşandı. Van Merkez, Erciş Merkez ve çevre köylerde onlarca bina yıkıldı. Bitlis, Adilcevaz, Ahlat, Muş ve çevre il ve ilçelerde de bir çok bina ağır hasar gördü.

 

Depremin hemen ardından, büyüğü 5,5’e kadar varan, yüzlerce artçı deprem meydana geldi,artçı depremler  hala da devam etmektedir. 27 Ekim 11:04’de 5.4 şiddetinde merkez üssü Yüksekova olan bir deprem meydana gelmiştir. Herhangi bir can ve mal kaybı olmamıştır.

 

Kurtarma çalışmaları halen devam ederken Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) 27 Ekim 2011 saat 14:00 itibariyle Van’da yaşanan depremde son ölü ve yaralı sayısına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, depremde hayatını kaybedenlerin sayısının 534, yaralıların sayısının 2300  olduğu kaydedildi.

 

89 bin konutun bulunduğu Van Şehir merkezinde % 60 konutların hasar gördüğü, Kazım Karabekir Caddesi üzerindeki alanda arama ve kurtarma çalışmaları 27 Ekim 2011 tarihi itibariyle devam ettiği belirtilmiştir. Resmi hasar tespiti henüz tamamlanmamıştır. Şehir merkezinde 50 bin üzerinde çadır ve mevsimden kaynaklı 100 bin üzerinde battaniye ihtiyacı bulunmaktadır. Kızılay 27 Ekim 2011 itibariyle 8 bin kişilik çadır kent kurduğunu ifade etmektedir.

 

Van Merkez’e Bağlı Köylerde 27 Ekim 2011 tarihi itibariyle 72 can kaybı olduğu bildirilmiştir. Adıgüzel: 1, Alakaöy: 10, Arısu: 2, Canik:  10, Dağgönül:  10, Dibekdüzü: 10, Gedikbulak: 7, Gülsünler: 2, Güveçli: 14, İkkaynak: 1, Mollakasım: 1, Yaylıyaka: 2, Yemlice: 2 kişi yaşamını yitirmiştir. Yaralı sayısı konusunda kesin olan bilgilere ulaşılamamıştır.

 

Barış ve Demokrasi Partisine Bağlı Belediyelerin Yapmış Oldukları Yardımlar

GAP Belediyeler Birliği yaptığı açıklamada, depremzedeler için üyeleri olan 55 belediye tarafından 43 TIR, 258 kamyon, 23 kamyonet, 16 iş makinesi, 2 su tankeri, 4 pikap, 7 transit, 4 toplu taşım aracı, 2 kurtarma aracı, 15 kişilik arama kurtarma ekibi, 26 hemşire gönderildiğini belirtti.  9 bin kişiye sıcak aş imkânı sunan seyyar mutfak, sağlık ekibi ve çok sayıda ambulansın da gönderildiğini belirtti.

 

ERCİŞ                

Depremde en yoğun yıkımın yaşandığı merkez Erciş İlçesi olmuştur. İlçenin şehir merkezinde çok katlı binaların % 80’i yılılmıştır. Kentte 27 Ekim 2011 tarihi 14.00 saati itibariyle hala arama ve kurtarma çalışmaları 50 binada devam edildiği kaydedilmiştir. Arama ve kurtarma çalışmaları yetersizdir. Kentin dinlenme alanları olan kafelerin olduğu bölgede enkaz altında yüzlerce kişinin olduğu tahmin edilmektedir.

Arama/kurtarma çalışmaları, sivil savunma, AKUT, GAP Belediyeler Birliği tarafından çeşitli belediyelerden gönderilen kurtarma ekipleri, Erzurum, İstanbul ve diğer illerden gelen ekipler tarafından sürdürülmektedir (27 Ekim 2011).

Erciş İlçe Merkezinde iki bölgede çadır kent kurulmuştur. Çadır kentlerin toplam 2000 çadırdan oluştuğu belirtilse de yerel kaynaklar sayının 1000’i dahi bulmadığını ifade etmektedir.

Erciş Merkez ve köylerinde çok sayıda ölü ve yaralı olduğu bilgilerine ulaşılmıştır. Her saat değişen bilgilerden dolayı İlçe ve köy bazındaki kayıplar hakkında net birbilgi alınamıyor. Ercişe bağlı köylere 27 Ekim 2011 Tarihi itibariyle hala tümüyle ulaşılmamış, arama kurtarma çalışmaları tamamlanmamış ve hasar tespiti yapılmamıştır.  

Erciş İlçe merkezi ve köylerde acil çadır ve battaniye ihtiyacı devam etmektedir.

 

ÖZALP                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                   

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı olmamıştır. Hasarlı bina ve ahırlar bulunmaktadır. Resmi hasar tespiti henüz yapılmadı.

 

Hasarlı binalar ve artçı sarsıntılar nedeniyle çoğu aile, evlerinin yakınlarında kendi imkânlarıyla yaptıkları, branda altında ya da naylon çadırlarda kalıyor. İlçeye Kızılay ya da başka kurumlar vasıtasıyla çadır ulaştırılmamıştır.

 

BDP İlçe yönetimi, Van Merkez ve Erciş’te yürütülen kurtarma ve yardım                                                                                                   çalışmalarına katılıyorlar. Özalp’ta gerçekleştirilen yardım kampanyasında 27 Ekim 2011 tarihine kadar 10 kamyon erzak, giyim ve battaniyeden oluşan yardım Erciş ve Van’a ulaştırıldı. Ayrıca 20 bin ekmek ve yardımları ilk günden itibaren halka ulaştırmıştır.

 

ÇALDIRAN

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı olmamıştır, hafif hasarlı binalar bulunmaktadır. Resmi hasar tespiti henüz yapılamadı. Çaldıran BDP İlçe Örgütü, hasar tespitini 31 Ekim 2011 tarihinden sonra, kurtarma çalışmalarının bu tarihe kadar tamamlanacağı öngörüsüyle planlamıştır. Bütün ilçe örgütü yardım ve kurtarma çalışmalarına katılmak üzere yönlendirilmiştir.

 

SARAY

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı olmamıştır, hafif hasarlı binalar bulunmaktadır.                                                                                                                                                                                                                                                                   Resmi hasar tespiti henüz yapılamadı. İlçe yönetimi yardım kampanyasına katılarak topladıkları gıda ve giyim yardımlarını ilk günden itibaren halka ulaştırmıştır.

 

GÜRPINAR

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı olmamıştır, hafif hasarlı binalar bulunmaktadır. Resmi hasar tespiti henüz yapılmadı. Ziraat Bankası dışında bütün resmi binalar kapalıdır.

Gürpınar’ın 44 haneli Gölardı Köyünde evlerin ve ahırların % 80’inde hasar oluşmuştur; halkın çadır ihtiyacı bulunmaktadır. Yaklaşık 100 haneli Erkaldı Köyünde % 50 hasar görülmüştür, halkın çadır ihtiyacı vardır. Yolaşan Köyünde 8 ev kullanılamaz durumdadır, Bozyiğit ve Üçken Köylerinde hasarlı evlerin olduğu bildirildi. Gürpınar’a bağlı bu köylere henüz yardım ulaşmamıştır.

 

BAŞKALE

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı olmamıştır, hafif hasarlı binalar bulunmaktadır. Resmi hasar tespiti henüz yapılmadı.

 

MURADİYE

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı bulunmamaktadır, Muradiye İlçe merkezinde ciddi hasarlı binalar var, sayı henüz verilemedi. 9 Köyde hafif hasarlı binalar var. Kaymakamlık, hasar tespiti yapmıştır. Hasarların olduğu köylere çadır yardımında bulunulmuştur.

 

EDREMİT

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı olmamıştır. İlçe merkezinde 56 binada hasar var. Köylerde de bazı evlerde ve ahırlarda hasar var.

 

GEVAŞ

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı olmamıştır, hafif hasarlı binalar var. Resmi hasar tespiti henüz yapılmamıştır.

 

ÇATAK

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı olmamıştır, hafif hasarlı binalar bulunmaktadır. Resmi hasar tespiti henüz yapılmamıştır. Artçı sarsıntılar nedeniyle binaları ağır hasarlı olan vatandaşlar kendi imkanlarıyla yaptıkları naylon çadırlarda kalmaktadırlar.

 

BAHÇESARAY

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı bulunmamaktadır, hafif hasarlı binalar bulunmaktadır. Resmi hasar tespiti henüz yapılmış değil.

Etiketler:

 

23 Ekim 2011  Pazar günü, saat 13:41’de merkez üssü Van Tabanlı Köyü olan 7,2 büyüklüğünde şiddetli bir deprem meydana geldi. Deprem 25 saniye sürdü. Son 12 yılın en büyük depremi 15 kentte hissedildi. Deprem Diyarbakır, Batman, Şırnak, Muş, Erzurum, Bingöl, Bitlis, Siirt, Mardin ile Federal Kürdistan Bölgesi’nin Duhok ve çevre yerleşim birimlerinde de hissedildi. Depremin en yıkıcı etkisi Erciş’te yaşandı. Van Merkez, Erciş Merkez ve çevre köylerde onlarca bina yıkıldı. Bitlis, Adilcevaz, Ahlat, Muş ve çevre il ve ilçelerde de bir çok bina ağır hasar gördü.

Depremin hemen ardından, büyüğü 5,5’e kadar varan, yüzlerce artçı deprem meydana geldi,artçı depremler  hala da devam etmektedir. 27 Ekim 11:04’de 5.4 şiddetinde merkez üssü Yüksekova olan bir deprem meydana gelmiştir. Herhangi bir can ve mal kaybı olmamıştır.

Kurtarma çalışmaları halen devam ederken Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) 27 Ekim 2011 saat 14:00 itibariyle Van’da yaşanan depremde son ölü ve yaralı sayısına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, depremde hayatını kaybedenlerin sayısının 534, yaralıların sayısının 2300  olduğu kaydedildi.

89 bin konutun bulunduğu Van Şehir merkezinde % 60 konutların hasar gördüğü, Kazım Karabekir Caddesi üzerindeki alanda arama ve kurtarma çalışmaları 27 Ekim 2011 tarihi itibariyle devam ettiği belirtilmiştir. Resmi hasar tespiti henüz tamamlanmamıştır. Şehir merkezinde 50 bin üzerinde çadır ve mevsimden kaynaklı 100 bin üzerinde battaniye ihtiyacı bulunmaktadır. Kızılay 27 Ekim 2011 itibariyle 8 bin kişilik çadır kent kurduğunu ifade etmektedir.

Van Merkez’e Bağlı Köylerde 27 Ekim 2011 tarihi itibariyle 72 can kaybı olduğu bildirilmiştir. Adıgüzel: 1, Alakaöy: 10, Arısu: 2, Canik:  10, Dağgönül:  10, Dibekdüzü: 10, Gedikbulak: 7, Gülsünler: 2, Güveçli: 14, İkkaynak: 1, Mollakasım: 1, Yaylıyaka: 2, Yemlice: 2 kişi yaşamını yitirmiştir. Yaralı sayısı konusunda kesin olan bilgilere ulaşılamamıştır.

 

Barış ve Demokrasi Partisine Bağlı Belediyelerin Yapmış Oldukları Yardımlar

GAP Belediyeler Birliği yaptığı açıklamada, depremzedeler için üyeleri olan 55 belediye tarafından 43 TIR, 258 kamyon, 23 kamyonet, 16 iş makinesi, 2 su tankeri, 4 pikap, 7 transit, 4 toplu taşım aracı, 2 kurtarma aracı, 15 kişilik arama kurtarma ekibi, 26 hemşire gönderildiğini belirtti.  9 bin kişiye sıcak aş imkânı sunan seyyar mutfak, sağlık ekibi ve çok sayıda ambulansın da gönderildiğini belirtti.

 

ERCİŞ                

Depremde en yoğun yıkımın yaşandığı merkez Erciş İlçesi olmuştur. İlçenin şehir merkezinde çok katlı binaların % 80’i yılılmıştır. Kentte 27 Ekim 2011 tarihi 14.00 saati itibariyle hala arama ve kurtarma çalışmaları 50 binada devam edildiği kaydedilmiştir. Arama ve kurtarma çalışmaları yetersizdir. Kentin dinlenme alanları olan kafelerin olduğu bölgede enkaz altında yüzlerce kişinin olduğu tahmin edilmektedir.

Arama/kurtarma çalışmaları, sivil savunma, AKUT, GAP Belediyeler Birliği tarafından çeşitli belediyelerden gönderilen kurtarma ekipleri, Erzurum, İstanbul ve diğer illerden gelen ekipler tarafından sürdürülmektedir (27 Ekim 2011).

Erciş İlçe Merkezinde iki bölgede çadır kent kurulmuştur. Çadır kentlerin toplam 2000 çadırdan oluştuğu belirtilse de yerel kaynaklar sayının 1000’i dahi bulmadığını ifade etmektedir.

Erciş Merkez ve köylerinde çok sayıda ölü ve yaralı olduğu bilgilerine ulaşılmıştır. Her saat değişen bilgilerden dolayı İlçe ve köy bazındaki kayıplar hakkında net birbilgi alınamıyor. Ercişe bağlı köylere 27 Ekim 2011 Tarihi itibariyle hala tümüyle ulaşılmamış, arama kurtarma çalışmaları tamamlanmamış ve hasar tespiti yapılmamıştır.  

Erciş İlçe merkezi ve köylerde acil çadır ve battaniye ihtiyacı devam etmektedir.

 

ÖZALP                                                                                                                                                                                                                                        İlçe merkezi ve köylerde can kaybı olmamıştır. Hasarlı bina ve ahırlar bulunmaktadır. Resmi hasar tespiti henüz yapılmadı.

Hasarlı binalar ve artçı sarsıntılar nedeniyle çoğu aile, evlerinin yakınlarında kendi imkânlarıyla yaptıkları, branda altında ya da naylon çadırlarda kalıyor. İlçeye Kızılay ya da başka kurumlar vasıtasıyla çadır ulaştırılmamıştır.

BDP İlçe yönetimi, Van Merkez ve Erciş’te yürütülen kurtarma ve yardım çalışmalarına katılıyorlar. Özalp’ta gerçekleştirilen yardım kampanyasında 27 Ekim 2011 tarihine kadar 10 kamyon erzak, giyim ve battaniyeden oluşan yardım Erciş ve Van’a ulaştırıldı. Ayrıca 20 bin ekmek ve yardımları ilk günden itibaren halka ulaştırmıştır.

 

ÇALDIRAN

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı olmamıştır, hafif hasarlı binalar bulunmaktadır. Resmi hasar tespiti henüz yapılamadı. Çaldıran BDP İlçe Örgütü, hasar tespitini 31 Ekim 2011 tarihinden sonra, kurtarma çalışmalarının bu tarihe kadar tamamlanacağı öngörüsüyle planlamıştır. Bütün ilçe örgütü yardım ve kurtarma çalışmalarına katılmak üzere yönlendirilmiştir.

 

SARAY

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı olmamıştır, hafif hasarlı binalar bulunmaktadır.  Resmi hasar tespiti henüz yapılamadı. İlçe yönetimi yardım kampanyasına katılarak topladıkları gıda ve giyim yardımlarını ilk günden itibaren halka ulaştırmıştır.

 

GÜRPINAR

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı olmamıştır, hafif hasarlı binalar bulunmaktadır. Resmi hasar tespiti henüz yapılmadı. Ziraat Bankası dışında bütün resmi binalar kapalıdır.

Gürpınar’ın 44 haneli Gölardı Köyünde evlerin ve ahırların % 80’inde hasar oluşmuştur; halkın çadır ihtiyacı bulunmaktadır. Yaklaşık 100 haneli Erkaldı Köyünde % 50 hasar görülmüştür, halkın çadır ihtiyacı vardır. Yolaşan Köyünde 8 ev kullanılamaz durumdadır, Bozyiğit ve Üçken Köylerinde hasarlı evlerin olduğu bildirildi. Gürpınar’a bağlı bu köylere henüz yardım ulaşmamıştır.

 

BAŞKALE

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı olmamıştır, hafif hasarlı binalar bulunmaktadır. Resmi hasar tespiti henüz yapılmadı.

 

MURADİYE

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı bulunmamaktadır, Muradiye İlçe merkezinde ciddi hasarlı binalar var, sayı henüz verilemedi. 9 Köyde hafif hasarlı binalar var. Kaymakamlık, hasar tespiti yapmıştır. Hasarların olduğu köylere çadır yardımında bulunulmuştur.

 

EDREMİT

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı olmamıştır. İlçe merkezinde 56 binada hasar var. Köylerde de bazı evlerde ve ahırlarda hasar var.

 

GEVAŞ

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı olmamıştır, hafif hasarlı binalar var. Resmi hasar tespiti henüz yapılmamıştır.

 

ÇATAK

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı olmamıştır, hafif hasarlı binalar bulunmaktadır. Resmi hasar tespiti henüz yapılmamıştır. Artçı sarsıntılar nedeniyle binaları ağır hasarlı olan vatandaşlar kendi imkanlarıyla yaptıkları naylon çadırlarda kalmaktadırlar.

 

BAHÇESARAY

İlçe merkezi ve köylerde can kaybı bulunmamaktadır, hafif hasarlı binalar bulunmaktadır. Resmi hasar tespiti henüz yapılmış değil.

Etiketler: