Barış ve Demokrasi Partisi

BDP Eş Genel Başkanı Filiz Koçali: 12 Haziran’da AKP’yi Sandığa Gömeceğiz

Posted on: 06/06/2011

Kritik bir süreçte, sürecin önemine denk bir seçime giriyoruz. Kürt sorununun çözümü, her alandaki mücadelemizin sonucu olarak öyle bir eşiğe geldi ki artık geriye dönüşü yok. Kendi emeğimizle, kendi kararlılığımızla, kendi ödediğimiz bedellerle Kürtlerin statüsünün belirleneceği, kendi kendisini yönetmesinin olanaklarının ortaya çıkacağı bir dönemin eşiğindeyiz.

Kürt sorununun çözüm yoluna girmesi aynı zamanda demokratik bir cumhuriyetin de zemini olacaktır Demokratik ulus bloğu yolunda çok büyük bir adım olan emek, demokrasi, özgürlük adayları Bölge’de ve metropollerde büyük bir umut rüzgârı estiriyor. Kürt halkı, ulusal birliği simgeleyen adayların hepsinin Kürt halkının bütün temeltaleplerine sahip çıkmasını selamlıyor. KADEP, HAKPAR, ve BDP, seçimlerden sonra da birlikte mücadele etme, birlikte yürüme konusunda karar aldılar. Öte yandan Newroz’dan bu yana bölgede demokrasi ve barış mücadelesi etrafında şimdiye kadar görülmedik genişlikte bir kitlesel birlik ortaya çıktı. Yani Kürt halkı, ulusal, demokratik birliğini, militan bir mücadele içinde aşağıdan yukarıya doğru da kurdu.

AKP bölgede tecrit oldu. Fırat’ın batısında da Emek, Demokrasi Blok’unun rüzgârı esiyor. Örgütlü sol güçlerin yanı sıra kadınlar, gençler, işçi önderleri, Ermeniler, Çerkezler, toplumun farklı kesimleri Blok etrafında kenetlendi. Ve 300’ü aşkın aydın “Geleceğimiz İçin Blok’u destekliyoruz” diyerek Blok’a büyük bir güç verdi. AKP’nin sahte “değişimci” rüzgârı bitti. AKP Bölge’de yok oluyor. Batı’da ise ezilen toplumsal gruplar içinde ve entelektüel dünyada tecrit olma sürecine girdi. AKP, TBMM’de nasıl bir çoğunluk elde ederse etsin, artık Türkiye’yi eskisi gibi yönetemeyecek. Çünkü Fırat’ın Doğusundaki devrimci süreç, şimdi Emek, Barış, Özgürlük Bloku’nun, 300’ü aşkın aydının ve Kürtlerin, 1 Mayıs’ta alanları dolduran emekçilerin öncülüğünde adım adım Fırat’ın Batısına doğru yayılıyor.

Bütün bunları kendi ellerimizle yarattık. Demokratik özerklik ve demokratik cumhuriyeti de kendi ellerimizle kuracağız. Kaybedecek tek dakikamız bile yok. Bütün bu “iyi şeyler”i askeri ve siyasi operasyonların giderek şiddetini arttırdığı bir ortama rağmen gerçekleştiriyoruz.Daha geçtiğimiz birkaç gün içinde 10 HPG gerillası toprağa verildi. İl ve ilçe örgütlerimizin, gençlik meclisimizin operasyona, gözaltılara, tutuklanmalara maruz kalmadığı tek bir gün yok. Halkın demokratik direnişi gazla, copla, panzerle ezilmeye çalışılıyor. Başbakan “Kürt sorunu yoktur” diyor. Kendi başına yeni bir anayasa yapacağını ilan ediyor.

Kürt halkının artık tahammülü kalmadı. Adeta sabrı sınanıyor.Bugüne kadar herşeyi kendi elleriyle, demokratik direnişiyle kazanan halkımız, bu defa İmralı görüşmelerinin son tarihi olarak belirtilen 15 Haziran’dan önce, 12 Haziran’da bir kez daha örgütlülüğünü ve çözüm konusundaki kararlılığını kanıtlayacak. Şu anda Kürt halkı tüm Türkiye için amansız bir saldırıya göğüs geriyor, tüm Türkiye için çok ağır bedel ödüyor, tüm Türkiye için AKP despotizmini geriletmek amacıyla eşi görülmemiş fedakarlıklara katlanarak, mücadele ediyor. Partimizin desteklediği bağımsız adayların etrafındaki seçim mücadelesi başarıya ulaştığı zaman, AKP’nin “PKK’lilerin kanını dökerek, Türk milliyetçilerinin oylarını kendi cebine akıtma” taktiği yenilgiye uğrayacaktır. Erdoğan’ın 367 vekillik kazanıp keyfine göre bir Anayasa yaparak, Türkiye’yi faşist diktaya açık hale getirecek olan “Başkanlık Rejimine” geçmesi önlenecektir. Savaşla, kanla çürüyen bir zemin üstüne inşa edilmiş Türk ekonomisinin, seçim sonrasında tüm kentleri etkisine alacak olan bir savaşla yerle bir olması bu yolla önlenecektir.

AKP’nin ve tekelci sermayenin Türk sınırları dışında, Kürtlerin, Arapların, bölge halklarının stratejik zenginliklerini büyük devletlerle, ABD, İngiltere ve İsraille birlikte paylaşmak için girişecekleri saldırı savaşlarını önlemek mümkün olacaktır. Kürt halkı ve onunla birleşen sol, demokrat, aydın çevrelerin seçimlerden başarıyla çıkması tüm halklarımızı bekleyen tehlikeleri, felaketleri önleyecek, onlara demokrasinin, özgürlüğün, refahın yollarını açacak, seçimlerden sonra, bu amaçlara ulaşmanın hukuki teminatı olacak olan “sivil, demokratik bir anayasa” için ortam oluşacaktır.

Sadece TBMM’ye çok sayıda vekil göndermek değil, oy oranımızı arttırmak da örgütlülüğümüzün ve gücümüzün kanıtı olacak. Bu yüzden kaybedecek tek dakikamız bile yok.Partimizin bütün örgütlerini, Blok adaylarının seçim bölgelerinde sokak, sokak, ev, ev, her insanımızla buluşmaya, halkımızın dökülen kanlarına layık olabilmek için gece, gündüz ter dökmeye çağırıyorum.

12 Haziran’da elde edeceğimiz güçlü bir sonuç bizim ve Türkiye’nin kaderini değiştirebilir.

Hepimize kolay gelsin! Serkeftin!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: