Barış ve Demokrasi Partisi

2011 bütçesinde AKPʼnin tavrı: “Ben yaptım oldu”

Posted on: 29/04/2011

Vergilerin toplanma ve dağıtılmasındaki adalet bir ülkenin demokrasi anlayışındaki temel ölçütü oluşturur.AKP hükümeti 2011 bütçesini de daha önceki yıllarda olduğu gibi “ben yaptım oldu” mantığıyla yapmıştır. AKP yoksuldan çok, zenginden az alıyor. Türkiyeʼde vergi gelirlerinin %90’ı orta ve alt gelir gruplarından karşılanıyor.Vergi gelirleri içinde gelir vergisinin payı 2010 yılında % 29 oldu. Ancak memur ve işçi ücretlerinden kesilen vergiler bu %29’un % 60’ını oluşturuyor. Yani gelir vergisinin yarısından fazlasını emekçiler öderken, Türkiye´nin büyük holdinglerinden, bankalarından, sermaye gruplarından ve tüccarlarından çok daha düşük bir vergi alınıyor. Cumhuriyet tarihi boyunca bu adaletsiz anlayış bütün hükümetlere hakim olurken, bu anlayış AKP hükümetiyle birlikte daha da artmıştır.

2011 Bütçesi

Temel ekonomik işleyişi sıcak para girişine bağlayan AKP hükümeti dünya da en yüksek faizlerle sıcak para çekmeye devam ediyor. Ekonomik büyümeyi ve borç çevirmeyi sıcak parayla karşılayan  bu mantık sıcak paradan vergi almamakta ve sürekli, kronik bir cari açığa neden olmaktadırlar. Kısacası Türkiye büyük sermaye gruplarının cenneti haline gelirken yoksul halk için yaşaması oldukça zor bir ülke olma özelliğini pekiştirdi. Bütçe oluşturulurken ortay çıkan adaletsizliğin bütçe dağıtılırken giderilmesi beklenirken, AKPʼ  nin meclise getirdiği 2011 bütçe tasarısında adaletin izi dahi görülememektedir. Yoksuldan alıp zengine veren AKP bütçesi hem adaletsiz hem de meşru olmayan bir bütçedir.

Adaletsizdir çünkü:
2011 bütçesinde sürdürülebilir büyüme ve işsizliğe çözüm yok Türkiyeʼ de reel olarak işsiz sayısı 5 milyondan fazla. İşsizliğin düşürülmesi için Türkiye ekonomisi üreterek büyümelidir. Ancak Türkiye ekonomisi ithalat ve sıcak para politikalarına  mahkum edilmiş durumdadır. Küresel kriz döneminde % 10’un üzerinde küçülen Türkiye ekonomisi halen kriz oncesi düzeyini yakalayamamışken, büyüdüğü iddia edilen Türkiye ekonmisi ise işsizliğe çare olmuyor.

Çünkü:
Reel üretim alanında çöküşler tamir edilememiştir. Tarımsal faaliyetler yeterince desteklenmemiş, kaderine terk edilmiştir. Küçük ve orta ölçekli işletmeler bankaların insafına terk edilmiş ve güven bunalımı yaşayan ekonomide fazla bir gelişme kaydedilememiştir. Bunun için Türkiye kriz döneminde en yüksek tarihsel noktayı gören resmi işsizlik rakamlarını aşamamıştır. Türkiye de işsizlik daha yüksek bir noktada kronikleşmiş ve 2011 de de bu can yakan soruna karşı bir  önlem görülmemektedir.

Yaz aylarında mevsimsel etkilerden kaynaklı olarak düşüşe geçmiş olan işsizlik oranları, yıl sonuna doğru yeniden yükselme eğilimine geçmesi  beklenmektedir. Temel ekonomik yapı göz önüne alındığında BDP olarak işsizlik oranlarının grafikte belirtilen 2010 eğrisindeki gibi olmasını beklenmekteyiz. AKPʼ nin bütçe yaklaşımıyla bundan daha iyi bir tablo sunmak mümkün görünmemektedir.

2011 bütçesinde yoksullukla mücadelede yeni bir şey yok. Ülkemizde yoksul insan sayısı her geçen gün artmaktadır. 2 milyondan fazla açlıkla pençeleşen vatandaşlarımızın yanı sıra yoksul sayısı da 20 milyona dayanmıştır. AKP hükümetinin temel politikalarından biri olan “ yoksullaştırarak kendi vereceği sadakaya mahkum etme” anlayışı 2011 bütçesinde kendisini bir kez daha göstermiştir. Seçim sürecine girilen bir dönemde sosyal yardım fonlarının arttırılması yoksulluğa çözüm olamayacağı gibi, bu yaklaşım yoksullukla onurlu bir mücadeleyi de ikincil plana itmektedir.

2011 bütçesinde sosyal yardımlaşma ve dayanışma genel müdürlüğünün bütçesini % 12,2 oranında arttıran hükümet, 2011 yoksullukla mücadele etmemekte kararlı. Ekonomik krizle beraber katlanarak artan yoksullukla mücadelede AKP´nin tek yöntemi makarna ve kömür dağıtmak. Bu yolla oy almayı da planlayan AKP halkın yoksulluğunu sömürmeye devam ediyor. Oysa Türkiye´nin yoksullukla mücadelede  daha sürdürülebilir politikalara acilen ihtiyacı vardır. Bütün yoksullar ve işsizler sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınmalı ve vatandaşlık gelirine tabii olmalıdır. Ancak AKP hükümeti böyle bir politikayı kendi yararına görmeyip yoksulluğu bir istismar alanı olarak canlı tutmaya devam ediyor.

BDP EKONOMİ SERVİSİ

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: